ÜÇ ŞEHRİN HİKÂYESİ (3)
Yayınlanma Tarihi: Salı, 18 Haziran 2019
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
 ÜÇ ŞEHRİN HİKÂYESİ (3)

                                              

 

            Ben, büyük şehir olarak gözlerimi İzmir’de açtım. Daha sonra başka büyük şehirlerimizi de gördüm ama ilk göz ağrım bambaşka. Hiçbir büyük şehri İzmir’e değişmem. Dünyadaki bütün büyük şehirleri görseydim yine aynı düşünce içinde olacaktım.

            Küçüklüğüm  ara sıra Karşıyaka’da geçti. Vapurlar, İzmir körfezi, martılar, Alaybey, İtfaiye, Zübeyde Hanım’ın kabri, Bostanlı’ya doğru uzanan kıyı şeridi, faytonlar, caz müziği, çizgi romanlar, mağazalar, tren istasyonu, karşıda Yamanlar dağı. Karşıyaka benim için bir cennetti.

            Kemeraltı…Binbir çeşit insan, sıra sıra dükkânlar, bağıra çağıra iş yapan seyyar satıcılar, her yerde müthiş canlılık, rengârenk bir ticaret hayatı. Kitapevleri, sinemalar, lokantalar, camiler, gözlükçüler, doktorlar, tek dönerci Atıf, spor mağazaları, kuyumcular, aktarlar, saat kulesi ve iskele…

            Karataş…Antika evler, şirin bahçeler, asansör, Dario Moreno Sokağı, Güzelyalı’ya açılan uzun deniz kıyısı, geceleri inci gibi parlayan körfez ışıkları, müthiş bir âlem…

            Hatay…Üçyol, şehirlerarası otobüs durakları, Bahçelievler, spor sahaları, apartmanlar, minibüs ve taksi dolu büyükşehir caddeleri…

            Kadifekale, İkiçeşmelik, Mumcu fırını, Mumcu sineması, Mumcu kahvehanesi, İzmir fuarı ve körfezi manzarası, akrabalarım, küçüklüğümün şahane İzmir’i, Yapıcıoğlu, Eşrefpaşa, Varyant, 9 Eylül bayramları, fener alayları, yiyecek içecek fırlatan uzun bayram konvoyları…

            Fuar? Enternasyonal İzmir Fuarı. Eğlencenin her çeşidi. Aile çay bahçeleri, pavyonlar, ses ve sinema sanatçıları, Zeki Müren, Behiye Aksoy, Ajda Pekkan, Vahi öz, Sadri Alışık, Münir Özkul, Öztürk Serengil. Büyük sinema perdeleri, dünya kupası maçları, paraşüt kulesi, çocukları gezdiren tren, lunapark, atlıkarınca, dönme dolap, korsanlar, ağaçlar, yeşillikler, çimler, fıskiyeler, havuzlar, uçan balonlar…

            İzmir…Ege’nin incisi.

            Alsancak Stadyumu, Karşıyaka, Göztepe, Altay, Altınordu maçları. Tribünler, futbolcular, amigolar, tezahüratlar, seyirciler, projektörler. Fevzi Zemzem, Bombacı Halil, Fuji Mehmet, kaleci Ali, Mustafa Denizli…

            Üniversite hayatım… Yemyeşil cennet Buca Eğitim Enstitüsü, Bornova Ege Üniversitesi, fakülteler, duraklar, otobüsler, öğrenciler, öğretmenler, anarşi, bombalar, kurşunlar, sloganlar, boykotlar, bildiriler, cinayetler, yürüyüşler…

            Askerlik hayatım…Narlıdere, acemi birliğim, İstikamet deniz! Marş marş! İstikamet Çatalkaya marş marş! Ege ordusu, sınavlar, atışlar, şınavlar, içtimalar, nöbetler, mıntıka temizlikleri, su ikmal bölüğü, dersler, koşular, yürüyüşler, parkalar, palaskalar, miğferler, kasaturalar, potinler…

            İzmir…çocukluğumun, gençliğimin, yüksek okul hayatımın, askerliğimin geçtiği büyük şehir.

            Alsancak’ta kıyıya vuran hırçın dalgalar,

            Basmane’de eski zamanlardan kalan tren garları,

            Çankaya’da trafik, bit pazarları,

            Varyant’tan deniz manzaraları,

            Eşrefpaşa’nın sıkı kabadayıları,

            Şehrin pek bilinmeyen gecekonduları,

            Her seferinde uğradığımız otobüs garajları,

            TRT İzmir Radyosu, Menderes havaalanı,

            Ve İzmir’in namlı, anlı şanlı güzel kızları…

            Sık sık özlediğim şehir…

            Gurur duyduğum, mutlu olduğum şehir…

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: