AĞAÇ
Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, 22 Ocak 2020
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
AĞAÇ

 

 

            Doğasever bir arkadaşımız anlatıyor:

            Ağaçlar çok güzel yaratılmış. Havanın temizlenmesine, insanlara, hayvanlara, taşa toprağa, iklimlere, kısacası doğaya en faydalı canlı varlıklardır. Korumalı ve çoğaltmalıyız.

            Doğada ağaçlar çeşit çeşittir. Bazıları meyve verir, bazıları vermez. Bazıları da yapraklarını dökmez; uzun yaşayanları, kısa yaşayanları vardır.

            Ben, ağaç diken ve koruyan, bitki yetiştiren insanları; hayvanları, bitkileri, kısaca doğayı ve doğadaki ölçüyü çok severim.

            Özellikle de kuşları, arıları, böcekleri. Rüzgârların yanı sıra kuşlar, arılar ve böcekler, ağaçların meyvelerini, bitki tohumlarını yemek için oradan oraya taşır. Bir tepeden aldığı meyveyi başka bir tepede yedikten sonra çekirdeğini de orada bırakır. Bir bakmışsınız zamanla çorak araziler endemik ( o bölgede yetişen) bitkilerle ormana dönüşüvermiş. Bu anlattıklarım sahipsiz, boş arazilerde daha çok görülür. Arazisi olan insanlar da bitki yetiştirirler.

            Bir gün arkadaşlar ve çocuklarla etrafında evler, boş araziler olan bir kasabaya, çocukluk arkadaşımın evine ziyarete gittik. Çocuklar oynarlarken benim dikkatimi yanımızdaki boş arazide tek başına duran büyükçe bir meyve ağacı dikkatimi çekti. Üzerinde meyveler vardı. Arkadaşım, ben daha sormadan:

            “Bu ağacın sahibi yok, topraktan kendiliğinden çıktı galiba. Herhalde çekirdeğini kuşlar getirdi. Her sene meyveler olduğunda gelen geçenler, komşular toplayabildiklerimizi toplarız, kalanları da kuşlar yer. Zaten meyveler ağacın tepesinde kalmış. Kimse çıkamadığından meyveler kuruyup yere düşüyor.” dedi.

            Ben de ona:

            “Ben çıkıp toplayabilirim. Kilom da hafif. Çocukluğumda hep ağaçlara tırmanır, onlara zarar vermeden oynardım. Çıkayım.” dedim.

            Arkadaşım:

            “Dallar ince, kırılır. Bu tehlikeli olur.” dedi.

            Ben onu dinlemeyip ağaca dikkatlice tırmandım. Arkadaşımın yan taraftaki komşusu dikkatlice beni takip ediyordu. Neyse, ben meyvelere ulaşıp biraz tadımlık topladım. Birkaç adet aşağıdaki arkadaşıma ve bizi dikkatlice takip eden komşusuna verdim.

            Arkadaşım:

            “Herkese yetecek kadar topla. Zaten ağacın tepesine kimse çıkamıyor. Kalanları da kuşlar yesin.” dedi.

             Fakat, o da ne! Arkadaşımın komşusu:

            “İn çabuk o ağaçtan, meyveleri bitirdin, satacak mısın onları !” diye haykırarak bağırdı.

            Bunun üzerine, kimse kırılmasın diyerek ağaçtan indim. Cebimdeki meyvelerden herkese dağıttım.     

            Arkadaşım:

           “Komşumuz galiba kıskanıyor, kimseye ağaçtan meyve toplatmak istemiyor.” dedi.

            Bunun üzerine yanımdaki gruptan haykıran komşusuna sinirlenip söylenerek:

           “Sen böyle davranırsan ağacın bereketi kalmaz, meyve vermez.”dedi.

           Akşam olmak üzereydi. Grup vedalaştıktan sonra herkes evine döndü.

           Bir dahaki seneye, yaz sonu aynı arkadaşıma tekrar kısa bir ziyarette bulunmuştum. Meyve ağacını yerinde göremeyince, bir konuşma sırasında :

         “Ağaca ne oldu?” dedim.

          Arkadaşım hayretli bir bakışla:

         “Her sene meyve verirdi. O zaman komşunun hiddetle bağırmasından mı bilmiyorum, tamamen kurudu.” dedi.

         Biz çok üzülmüş ve şaşırmıştık.

         Arkadaşım, bana dönerek:

        “Üzülme, fidan alır, yenisini dikeriz.” dedi.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: