AMAÇ BİR ŞEYLERİN KUTLANMASI DEĞİL ELBET!
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 06 Mayıs 2019
YAVUZ AKGÜN - Gazeteci / Yazar
AMAÇ BİR ŞEYLERİN KUTLANMASI DEĞİL ELBET!

Yaşam paylaştıkça güzelleşir ve cömertliği kadar da büyür. Birilerinin yanımızda olduğunu bilmek, onun dünyasında yer edinmek büyük bir iştir. Sevmek, sevilmek, başkalarının başarılarına, yaşamındaki güzelliklere saygı duymak, gerektiği yerde yardım edebilmek, yaşamlarındaki zorlukları hafifletebilmek cömertliktir de aynı zamanda. Hayatta her şey ilk adımın doyumsuz heyecanıyla başlar. İlk adımla hayat bulan yolculuklar nice keşiflere doğru yol aldırır.

 

Dünyanın neresinde olursa olsun, insanların aynı amaç için dünyaya geldiğini bilmek, yaşamımızı mutlu ve umutlu kılmaya yeter. Bireysel haz ve zevkler bir yere kadar doyurucudur ama toplumsal mutluluk ve huzur kalıcıdır. Zira geneli mutsuz ve huzursuz olan bir toplumda birkaç kişinin mutluluğu pek de bir şey değiştirmez. Görmediğimiz yerler, daha önce tanışmadığımız insanların ve kültürlerin merak uyandırması, denenmemiş olanın sürprizi nedeniyle güzeldir. Dinler, diller, kültürler farklı olsa da duyguların benzer olması yakınlaştırır bizleri.

 

Bazı insanı değerlerin evrensel olması sırf bu nedenledir. Yanı sıra bütünlüğe hizmet eden farklılıklarda duygudaşlık kurularak ötelenir. Bir insanı yargılamadan, sorgulamadan anlayabilmek, onun ihtiyaçlarını gözetebilmek kısacası onu fark edebilmek insan olmanın da gereğidir. Bilindiği üzere, 10- 16 Mayıs Engelliler Haftası. Amaç bir şeylerin kutlanması değil elbette. Farkındalık oluşturarak, engellilerin sorunlarını, bireysel, toplumsal ve yasal olarak yapılması gerekenleri, belki de o ana kadar düşünülmemiş olanları görerek çözüm yollarına ulaşmaktır. Bir insanı gerçekten tanıyorum diyebilmek, onun dünya görüşleri kadar yapacakları ve yapmak için desteğe ihtiyaç duyduğu alanları da fark etmekle başlar. Fırsat verildiğinde, verilen fırsatlar kişilere uygun olduğunda kuşkusuz ki toplumdaki beklentiler de yükselecektir. Aslında yapılacaklar, yapılması gerekenler o kadar belirgindir ve göz önündedir ki asıl sorun görmeyle ve toplumsal uzlaşıyla alakalıdır. Bazen yardım etmeyi büyük şeyleri değiştirmekle özdeşleştiririz.

 

Oysa hayatta radikal kararlar bile küçük adımlarla başlar. Sokakta ayağınıza takılan bir taşı kaldırmak dahi birilerinin yararına olacaktır. Herkes birbirine yardımcı olup hak ve özgürlüklerine saygı duyduğu müddetçe barış ve huzur ortamı yakalandığından ortak yaşam anlam kazanır. Kuşkusuz dünyaya gelen tüm canlıların yaşama haklarına saygı duymak insani vasıfların vazgeçilmez kuralıdır. Bunun ön koşuluda karşılıklı anlayıştan geçer. İnsanlar birbirlerini dinlemeye zaman ayırabiliyorsa çoğu sorun kendiliğinden çözüme kavuşacaktır. Engelliler ne ister? Sorusu en fazla sorulan sorulardan biridir. Engelliliği bir kısıtlılık hali olarak idrak edersek, verilecek cevap da bir o kadar nettir. Sosyal yaşama katılması için gerekli istihdam koşullarının sağlanmasını, yaşamını idame ettirmesi için engeline uygun fiziksel ve mekan düzenlemelerinin yapılmasını, yasal olarak verilen haklarının uygulamada da denetlenmesini, diğer bireyler gibi bireysel ve toplumsal haklarına saygı duyulmasını ister. Yasal hakların uygulamada işlerlik kazanması toplumu ilgilendiren bir konudur.

 

Engellilerin haklarını gözetip ihlali durumunda gerekli uyarılarda bulunmak engellilere yapılacak en büyük yardımdır kanaatimce. Hiçbir ayrım gözetmeden birbirimizi anlayıp, gerektiği yerde destek olmamız toplumsal değerlerimizi de yükseltir. Duygudaşlığa değer verilmezse farklılıklar, ötekileştirmeyi sağlayarak ayrımcılığa neden olur. Amaç ötelemekse o kadar çok sebep vardır ki ayrıştırmaya. Cinsiyetten, meslek gruplarına, dünya görüşlerinin farklılıklarına, statülere hatta fiziksel görünüşlere kadar uzar liste. Kocaman evrende, mutlulukları, hayalleri, kırgınlıkları, yaşama arzuları, küskünlükleri bir olan insanları ayırmanın, mantıklı bir açıklaması olamaz. Ayrı çehrelere, farklı yüz ifadelerine ve Mukaddesçe konuşan satırlar bedenlere sahip olmamız özel olduğumuzun göstergesidir hâlbuki. Mademki özeliz bizi özel kılan davranışlarımızın da birleştirici, bütünleştirici olması gerekmez mi? Bir insanı tanımadan, dinlemeden, anlamadan gerçek manada görüşlerini öğrenmeden kendi fikirlerinizle onu anlatmaya kalkıyorsanız o zaman peşin hükümlü davranırsınız. Bu anlamda insanları benzer guruplara dahil ederek haklarında genelleme yapmak mantıksızdır.

 

Engelliler şöyle yapar, bu şekilde davranır, şunlardan hoşlanır gibi klişe lafların yersiz olduğunu düşünüyorum. Çünkü engel kısıtlanma halidir. Engellilerde bazı kısıtlanmaları nedeniyle hayatlarını idame ettirmeleri için de desteğe ihtiyaç duyarlar. Görüşler, zevkler, beğeniler, duygu ve düşüncelerdeki farklılıklar tüm insanları kapsayarak kişiselliği oluşturur. Kişiselliği hiçe sayarak genelleme yapmak önyargıdır. Velhasıl, bu dünya canlılara verilmiş en büyük armağan.

 

Hayat güzel bakınca ve güzelliklere beraberce ulaşınca güzel. Bazen küçük adımlar bile mutluluğa, huzura ve iyiliğe vesiledir. Yaşamımızda kayda değer tüm düzenlemeler fark edildikçe yapılmaya başlar. Çünkü yaşam fark ettikçe zenginleşir.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin:
YAZARIN TÜM YAZILARI
ATATÜRK'ÜN LİDERLİĞİNDE CUMHURİYETİMİZ 96 YAŞINDA İnsanı Gerçek Dost Yapan Nedir? AMAÇ BİR ŞEYLERİN KUTLANMASI DEĞİL ELBET! İŞÇİYE-EMEKÇİYE 40 KATIR MI, 40 SATIR MI!! SİYASİ ETİK VE GÖZLEMLERİM YENİ YIL YENİ UMUTLAR SOSYAL MEDYA MI BİZİ KISITLIYOR! YOKSA BİZ Mİ...? Sokak Hayvanları Toplumumuzun Bir Parçasıdır İnsan Adayı Olmaktan Üst İnsana Geçiş Siyasetin Yaşama Bıraktığı İzdüşümleri OMURGASIZLAR Siyasi Pencereler ve Bakış Açılarımız Demokritos ya da İlk Materyalist Filozof Nerede o eski günler demek geliyor içimden… Sevginizden Çalanları Hayatınızdan Uzaklaştırın! İLK İZLENİM YANSIMALAR EYLÜL AYI VE DOĞANIN SESSİZ ÇIĞLIĞI TAŞ TAŞI, LAF TAŞIMA GÜLMELERİMİZ BİLE SAKLI KALMIŞ HAYALERİMİZDE BAŞARI; SABRETMEK VE İNANMAKTA GİZLİDİR GİZLİ YAŞAM DURAĞIMIZDIR YALNIZLIKLARIMIZ KENDİNİ SORGULAMIYORSAN KAYIPSIN DEMEKTİR “İNSANLIK HAFİFLİYOR” İNSANLAR VE DEĞİŞİM BAŞKASININ HESABINA YAŞAMAYIN Yarın 24 Temmuz Basın Bayramı, Sansürün Kaldırılmasının 109. yılı FUTBOLU SEVEN, BAŞARILI OLMAK İSTEYEN AİLE VE ÇOCUKLARA TAVSİYELERİM İNSAN POLİTİK BİR VARLIKTIR KUŞADASI DENİZCİLİK BAYRAMI VE 6.000 BALIK YAVRUSUNUN VERDİĞİ MESAJ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLAMALARI 40 YIL SONRA OLMAYABİLİR! 23 NİSAN BİZLERE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ARMAĞANIDIR KUŞADASI GENÇLİKSPOR BAL LİGİNDE KALACAK GÜVERCİNADA TURİZMDE ODAK NOKTAMIZ OLMALIDIR AVUKAT NİLGÜN ÖĞÜNÇLÜ’YE VERİLEN TEPKİLERİ ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM KUŞADASI TURİZMİNDE YENİ ATILIM ŞARTTIR KUŞADASI’NI YARATICI ŞEHİRLER ARASINA SOKMAMIZ GEREKİYOR GÜLE GÜLE ENGİN AMCA KUŞADASI’NIN TURİZMDEKİ YERİNİ TEKRAR MARKA DEĞER OLARAK KAZANDIRMALIYIZ YÜKSEK SU FATURALARI CAN YAKIYOR, SARIÇAY BARAJI PROJESİ BİTİRİLMELİDİR ATATÜRK BULVARI VE SAHİL PROJESİ YAYALARIN YÜRÜYÜŞ ALANI GASP EDİLİYOR! ÖZELLİKLE DE İNÖNÜ BULVARI'NDA! KUŞADASI'NDA TRAFİK SORUNLARI SAHTE VE GERÇEK GAZETECİLER Kuşadası Tariş Alanı Projesi Üzerine NEREDE O ESKİ BAYRAM COŞKULARI ! KUŞADASI’NDA MODERN HANUTÇULUK FURYASI KUŞADASI’NDA KORSAN EMLAKÇI SAYISI ARTTI KUŞADASISPOR İLE İLGİLİ YAZMIYOR MUŞUM!! CAFERLİ YENİ YÜZÜYLE ÇOK KONUŞULACAK