Anadolu ve Anadolu İnsanı Tarihteki O Parlak Yıllarına Yeniden Dönebilir Mi?
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 27 Mayıs 2019
AYDIN AVCI
Anadolu ve Anadolu İnsanı Tarihteki O Parlak Yıllarına Yeniden Dönebilir Mi?

Değerli Kuşadası Gözcü okuyucuları, 31 Mart 2019 seçimleri geldi geçti derken, artık önümüze bakmalıyız, düşündüğümüzde tekrar İstanbul seçimleri yenileme kararı aldı, Ülkemiz için hayırlı uğurlu olması dileklerimle, derim ben sizleri geçmiş ile gelecek arasında bir yolculuğa çıkartacağım.

 

Aklı başında bir insan ve o insanın yaşadığı toplumun yöneticileri, kendi tarihlerini irdelemeli ve tahlil etmelidir. Kendi kültürünü ve tarihini irdelemeyen bir insan yahut bir başka toplumu insanlar anlayamaz.

 

Anlayamamaktan öte o yabancı kültürü irdeleme erdeminden uzak olduğu için  çoğu zaman onu taklit eder, ne yazık ki   bizler 1850-1920 arasında  Doğu ve Batıya hep taklit boyutunda yöneldik, Buna o dönemlerde özellikle “Batılılaşma” denmiştir halen de öyle denmektedir.

 

Oysa önemli olan Doğululaşma ve Batılılaşma değildir. Önemli olan Çağdaşlaşmadır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ile yakaladığımız çağdaşlaşma ne yazık ki onun zamansız vefatı ile hızını  kaybetmiş zaman zaman  ciddi duraklamalar yaşanmıştır.

 

Bir lider ve bir kahraman olmanın ötesinde gerçek bir entelektüel olan Mustafa Kemal Sümeri ve Hitti araştırmış İNKA-AZTEK Maya kültürleri ile ilgilenmiş bir araştırmacıdır.

 

Bu nedenle kurduğu bankalara Sümerbank ve Etibank isimlerini vermiştir, ancak ne yazık ki onun ölümünden sonra Anadolu’muz kendi üstün milli ve evrensel değerlerini yine göz ardı etmiştir. Batı’nın veya Doğu’nun taklitçisi bir bölük insan yüzünden düşünmekten uzak, yobaz, okumayan hatta okuduğunu anlamayan bir toplum olmuştur. İçinde bulunduğumuz bu durum kabullenmek ne kadar zor olsa da ümidimiz erdemimizdir.

 

Yunusemre, Hacıbektaşi veli, Hacıbayramı veli, Horasan erenlerinden ve daha nice gönül dostlarından aldığımız feyz ile insan üzerine yazacağım, kanaatimizce bunlar günümüzde en çok ihtiyacımız olan insani değerlerdir. Düşünmeyen bir toplum oluşturmak için kasıtlı bir şeklide oluşturulan layık ve anti layık yobaz anlayışı biçimi salt haliyle basit olan insanı daha ‘da aşağılara çekmektedir, bırakın insan olmayı amacımız kamil olma yolunda sevgiyle yol almak, saygıyla yol vermek olmalıdır.

 

Günlük hayatın bir çok alanında sevgi ve saygıdan söz bile edilmez hak gelen bir toplumda insan-ı kamil ölçütleri bir yana, avam insanı bile bulmak zordur. Nitsche: Ben size insan olmayı öğretiyorum, İnsan aşılaması gereken bir şeydir. İnsan üstü de yeryüzünün amacıdır der.

 

Yaygın bir Anadolu tanımlamasına göre, Anadolu bir mozaiğe benzetilir, oysaki Anadolu bir mozaik değil onun ötesinde bir hamurdur.

 

Mozaik bilindiği gibi küçük taş odun yahut cam parçalarının yan yana dizilip yapıştırılması ile elde edilen bir düzenektir, parçalar ne kadar küçük olursa olsun zemine yapıştırılırken aralarında boşluklar meydana gelmekte ve her bir parça ihtiyaç duyulduğunda yeniden kolayca çıkartılabilmektedir.

 

Anadolu’nun sayısız medeniyetlerini  bir mozaiğe benzetmemizin neden ise: Anadolu uygarlık tarihi içerisindeki halkaların adeta bir hamur gibi birbiriyle karışıp kaynaşması olmasıdır.

 

Bu hamuru bir zemine serip olabildiğince küçük parçalara ayırsak dahi bir parça olabildiğince.

 

Küçük parçalara ayırsak dahi her bir parça bütünün bir örneği olacaktır.Yani mozaik parçaları gibi birbirinden  bağımsız değildir.

 

Yaptığımız hangi iş olursa olsun hepsi bir bütünlük içerisindedir, Bu yüzden Anadolu coğrafyasında geçmişte olduğu gibi günümüzde de farklı diller konuşulmakta farklı inançlara inanılmakta, farklı adet ve gelenekler yaşatılmaktadır, yıllara geleneklere göre çok daha az önemli olan toplumsal pratikler olarak  tanımlayabileceğimiz adetler bir yana, Anadolu’da hemen hemen 100 km  aralıkta farklı gelenek görenek mümkündür. Bu eşsiz çeşitlilik bana göre önemli bir zenginliktir, Bu yazıyı  yazdığımda  Ramazan ayının sonlarına doğru geliyoruz, ve cenabı Allah’ım yenisini nasip  etmesine  kavuşturmasını ve gelecek Ramazan Bayramını şimdiden herkesin görmesini kişisel tüm benliğimle istiyorum, Konumuza dönecek olursak, Günümüzde herhangi  bir şehirden başlayacağımız bir karayolu seyahatinde varacağınız en yakın şehirde örf adet gelenek, kılık, kıyafet mutfak çeşitliliği, Lehçe etnik grup gibi folklorik ve sosyolojik farklılıkları gözlemleyebiliriz. Anadolu’da yaşayan her etnik grup binlerce yıllık öz değerleri ile bütün yani Anadolu’nun kendiliğinden oluştura geldiği kültürün de bir parçası  oluşturur.

 

Söze başlarken gönülden gönül’e giden yolda sevgiyle yol alan ve saygıyla yol veren tüm Anadolular ile Anadolu’nun evrensel değerleri adına siz değerli Aydın Post okuyucularına sevgi ve saygılarımı iletirken, Haziran ayındaki şeker bayramınızı da  şimdiden kutluyor, YUPA turun yapacağı Karadeniz, Gap, Balkan turu, ve Yunan adaları, Hafta sonu günübirlik tekne ve çevre gezileri devam etmektedir, Siz değerli  gezi severler sayesinde YUPA TUR Ege acentesi olma yolunda  ilerlemekte sloganımız: SEYAHATE  DAİR NE  VARSA!

 

anadolu.jpg

 

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ