Batı- Doğu Batum Karadeniz-Erzurum-Sivas-Ankara Kültür Turu ve Lezzet Dur. (3)
Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, 23 Ekim 2019
AYDIN AVCI
Batı- Doğu Batum Karadeniz-Erzurum-Sivas-Ankara Kültür Turu ve Lezzet Dur. (3)

Değerli Kuşadassı Gözcü okuyucuları, YUPA TUR olarak 26 Haziranda başlayıp 7 Temmuz 2019’da biten, Gidiş Güzergahı Aydın, Kuşadası, İzmir, Manisa, Balıkesir, Bursa, Orhangazi, Bolu, Abant Gölü, Çaycuma, Mengen, Amasra, Safranbolu, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Rize, Arhavi, Hopa, Sarp Sınır Kapısı, Batum ,Hopa Rize, Trabzon-Zigana, Gümüşhane, Bayburt- Erzurum, Erzincan, Sivas, Ankara, Afyon, Uşak, İzmir, Aydın!

 

Bu kültür turumuzda çoğunluk öğretmen Aydın ve İzmirden olmak üzere hocalarımla yola çıkıldı, Uzungöl gezimiz ardından geri dönüş yolculuğumuzda doğası bozulan her taraf Arap turistlerin doldurduğu ve Uzungöl ile baş başa bırakım Çaykara üzerinden ana yola çıkıp yolumuz üzeri Bıçağın Başkenti Sürmene’ye varıyoruz, bıçak alışveriş ardından Trabzon’a hareket ediyoruz, Trabzon’da görülmesi gereken Ayasofya ve merkezde kuyumcular çarşısı, ardından Boztepe’deki Atatürk Köşkü, ve dünyaca ünlü Sümela Manastırı, Restorasyon çalışması devam ettiği halde 460 metre yükseklikte olan manastır ziyaret edidi.

 

Trabzon’un yüzölçümü 4.685 kilometrekare Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran Transit yolunun başlangıcında yer alır.

 

Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi ve doğal güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir, Futbol şehridir.

 

1461’de Fatih Sultan Mehmet tarafından alınan kentte Yavuz Sultan Selim Şehzadelik YAPMIŞ, Kanuni Sultan Süleyman bu kentte doğmuştur. Senenin her ayı yağışlı olan Karadeniz rejiminin bariz özelliklerini taşır.

 

Akşam saatlerinde konaklama yapmak için Zitaş Otel Zigana Yayla Tatil Köyüne http://www.ziganatatilkoyu.com/ gidiyoruz,3 Temmuz Çarşamba günü inanır mısınız, gece saat 22:00’den sonra kalorifer yandı, sis yağmur ve dağlardaki karı 3’u bir arada görme imkanını yakaladık. Dünyaca ünlü Hamsiköy Sütlaç’ını unutmamak gerek, ve mutlaka buradan yolu geçen herkes sütlaç yemelidir derim.

 

Sabah kahvaltımız ardından, ilk durağımız Gümüşhane’deki Karaca Mağarası, Karakterli volkaniklerin çevrelediği bol çataklı masif kalkerler içerisinde gelişme olanağı bulan ve fosil bir mağara olan Karaca Mağarası, mağara değil adeta yer altı sarayı durumundadır.

 

Denizden 1550 m yükseklikteki bu yer altı sarayı: çok çeşitli renklerde sarkıtlar, dikitler, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri perde damlataşları, mağara çiçekleri, mağara incileri, il kulakları, traverten havuzları, traverten basamakları, sütunlar, mağara gülleri görünüm ve seyirleri ile görenleri büyülemektedir. Gümüşhane Yüzölçümü 6.575 km2 Doğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi arasında, Çin-Trabzon Tarihi İpek Yolu Güzergahı üzerinde, tarih ile doğal güzelliklerin kucaklaştığı, zengin Gümüş Madeni ocaklarından dolayı Gümüşhane adını taşıyan bir ildir. Gümüşhane Milat’tan önce 3000’lere uzanan tarih içerisinde bir çok uygarlıklara ev sahipliği yaparak bu kavimler mozaiğinin izlerini günümüze taşımaktadır.

 

Denize 100km.uzaklıkta olan ilin klima özelliğini sahip havası, sahip olduğu doğal güzellikleri, yer altı resim sergisini andıran zengin oluşumlu mağaraları, 450’ye yakın yaylası ve çok sayıda antik kentleri doğal park alanları, zengin flora ve faunası bakir bir turizm potansiyeline sahiptir. Gümüşhane yöresindeki arkeolojik buluntular, yerleşik yaşamın M.Ö.3000 yıllarına dek uzandığını göstermektedir. Bölgede bilinen ilk halk M.Ö.2. binin ortalarında ortaya çıkan Azzive Hayaşalardır. Bu nedenle, Gümüşhane’yi de içine alan bölgeye Azzi-Hayaşa ülkesi deniyordu. Yine M.Ö.2.binde Mezopotamya’dan gelen Assurlu tüccarların, Gümüşhane ve yöresinde bulunan maden yatakları nedeniyle bölgeye ilgi duydukları bilinmektedir. Gümüşhane Deniz seviyesinden yükseldikçe karasal iklimin özellikleri gözlenmektedir.

 

Bu eşsiz mağaramızı gördükten sonra Erzurum’a doğru yola çıkıyoruz, yolumuz üzeri Bayburt’u görüp akşam saatlerinde Erzurum’a varıyoruz, Erzurum merkez’e varır varmaz Canan Şimşek hanımefendi bizleri karşılıyor, ilk olarak Ulu Camii- Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi’ni ziyaret edip Rüstem Paşa Bedesteni’nde (Taşhan) oltu taşı alışverişini yapıyoruz.Yüzölçümü:25.248 kilometrekare olan Erzurum Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük kenti Erzurum oldukça eski bir yerleşim birimidir. Palandöken Dağı eteklerinde kurulu olan kent son yıllarda kış turizmi açısından büyük önem kazanmıştır.Tarihi yönden çok zengin bir çok eseri barındıran ve adeta bir kültür merkezine benzeyen kent günümüzde önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır.

 

Doğu Anadolu’nun en büyük kenti olan Erzurum’un M.Ö.4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum’u da içine alan bölge tarih boyunca Urartular, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Parftlar, Romalılar, Sasaniler, Araplar, Seçuklular, Bizanslılar, Sasaniler, Moğollar, İlhanlılar ve Sfaviler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir. 1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılına kadar bu topraklarda hüküm sürmüşlerdir.

 

Milli mücadele, milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı Kongre 23 Temmuz 1919’da Erzurum’da toplanmıştır. Bu yıl 100. seneyi devresini Ulusça kutladık, 100 yıl seneyi devresinde YUPA TUR olarak misafirlerimizle, Rehber Canan Şimşek anlatımı ile Erzurum Kongre salonuna çıkartma yaptık.

 

Erzurum şiddetli karasal ikliminde Doğu Anadolu bölgesinde yer alır. İlin yıllık sıcaklık ortalaması 6.0 dereceye kadardır.

 

Bu gezilerimiz ardından YUPA TUR Olarak hiç masraftan kaçınmayıp Erzurum Palandöken Dağının eteklerindeki 5 yıldızlı PALAN OTEL’ Yerleşiyoruz. http://www.palanotel.com/ Meşhur açık büfesiyle yemeklerimizi yiyip çaylar içildikten sonra odalarımıza çekiliyoruz, Ertesi günün heyecanı başlıyor.

 

Sadece cağ kebabını yiyemedik zaman yetmedi ve ben bir turizmci, gurme olarak çok üzüldüm.

 

Sabah kahvaltımız ardından Rehberimiz Canan Şimşek anlatımları ile yola koyuluyoruz, ilk güzergahımız Erzincan üzeri Sivas’a gidiyoruz. Sivas merkezde Selçuklu Park alanı içinde bulunan Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi’ni geziyoruz.

 

Daha sonra Çifte Minareli Medrese -Şifaiye Medresesi ve Bedesteni’ni görüyoruz, Konaklama Ankara’da yapılacaktır, Ama Sivas ile ilgili bilgiler bitmedi.

 

Sivas Yüzölçümü:6001 kilometrekare Sivas İç Anadolu’nun doğusunda yer alan, Anadolu’daki tarihi İpek Yolu güzergahlarının kesiştiği bir yerde konumlanmış ve ünlü kral yolunun da geçtiği büyük bir ildir. Sivas tarihi zenginliklerini, doğal güzelliklerini kaplıcaları ile turistlere ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Ayrıca Kangal köpekleri dünyaya ün salmıştır, Ticari yönden bir sektör haline geldi.

 

4 Eylül 1919’da Ulu Önder Atatürk’ün Başkanlığında toplanan Sivas Kongresi’nde önemli kararlar alınarak Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmış ve Sivas Şehri Türk tarihinde büyük önem kazanmıştır.

 

Sivas ilinin büyük bir kesimi yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve karlı geçen karasal İç Anadolu ikliminin kalmaktadır. Sivas’a gitmişken Yaprak Döneri ve Köftesini mutlaka zaman ayırıp yemelisiniz, Dip Not: Yanan MADIMAK OTELİNİ gezmek istedik, gezemedik, Saat 17:00’da Doğu’da resmi yerlerde hayat duruyor! Canan Şimşek hanımefendiyi Sivas’ta bırakarak,

 

YUPA TUR bu geziler ardından Başkent Ankara’ya doğru yola çıkıyoruz, Ankara’da kalacağımız Grand Hamit Otel http://www.grandhamithotel.com/

 

Sabah kahvaltımız ardından otelden ayrılarak zamanımıza göre Ankara’da görülmesi gereken yerleri görüyoruz, en başta Anıtkabir, ve akşam alınmayan yemeğimiz öğlen alıp Çankaya’daki Atatürk Köşkü’nü görmeye gidiyoruz.

 

Ve Diyoruz ki, Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolu’nun merkezi bir noktasında kurulmuştur. Bu merkezi konumu itibariyle tarih boyunca özellikle Selçuklular ve Osmanlılar devrinde, Ankara keçilerinin tüylerinden yapılan sof kumaşlarının yurt dışına satılması Ankara’yı kervansarayların güzergahı ve bir ticaret merkezi haline getirmiştir.

 

Ankara, Birinci Dünya Savaşı sonrası Atatürk liderliğinde ulusal direnişte belirgin bir konum üstlenmiş ve Ulusal Kurtuluş Savaşı ile Türk yurdunun yabancı işgalinden 13 Ekim 1923’de yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilmiştir.

 

Ankara Yüzölçümü: 3.715 kilometrekare Ankara’nın en belirgin noktasında yer alan yapı, Ulu Önder Atatürk için yaptırılan ihtişamlı Anıtkabir’dir. 1953 yılında tamamlanan bu antik ve modern mimari sentezi yapı Türk mimarisinin gücünü zarafetini kanıtlamaktadır.

 

Şehrin en eski bölümleri tarihi Kaleyi çevrelemektedir. Duvarlar içinde 12 Yüzyıla ait Alâeddin Cami her ne kadar Osmanlılar tarafından ele geçirilmişse de hala Selçuklu ahşap işçiliği ve sanatının güzel örneklerini sergiler. Ayrıca Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Paleolitik, Neolitik dönemlere ve Hatti, Hitit, Frigya, Urartu ve Roma uygarlıklarına ait paha biçilmez eserler, Agustus Tapınağı Ulus Meydanı’na yakın bir biçimde kalenin çevresindedir.

 

Hacı Bayram Cami ve Türbesi, Etnograya Müzesi ve hemen yanında Resim Heykel Müzesi

Ulus’taki Birinci ve İkinci Meclis Binaları Kızılay’daki Yeni Meclis Binası, Çankaya’da Atakule Kuğulu Park ve Ankara’daki en büyük camii olan Kocatepe Camii 1976 ile 1987 arasında Osmanlı mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir.

Ankara’da, seçkin bale, tiyatro, opera ve halk dansları düzenlenmeleri ile hareketli bir sanatsal ve kültürel yaşama sahne olmaktadır. Şehir özellikle dinleyici sayısı hiç düşmeyen Flarmoni Orkestrası ile ünlüdür.

Sonuç Ankara için yazılacak ve söylenecek çok şey var, benimki tadımlık olsun derim, Merak eden gidip görebilir. Ha unutmadan Ankara’da Deniz yoktur, ama taze balık Ankara’dadır.

Bu arada Temmuz ayında Aydın halkı ile ikinci Karadeniz turumuz da yapıldı, onun Güzergahı: Aydın-Manisa-Balıkesir- Bursa- Adapazarı- Bolu- Abant-Mengen- Bartın Amasra-Safranbolu- Kastamonu- Sinop- Samsun- Ordu- Trabzon- Rize Batum- Geri dönüş yolculuğumuz, Trabzon-Giresun- Samsun üzeri Amasya Şehzadeler şehri- Çorum- Ankara- Afyon- Denizli Aydın.

Bu iki turumuzda toplam 9.000 km yakın yol yapılmıştır, Uzun turlarımızda koltuk atlama sırası mutlaka yapılmaktadır.

Değerli Aydınpost okuyucuları, Haziran Temmuz ayındaki Karadeniz turuna katılan başta siz değerli gezi dostlarım, Emeği geçen Rehber arkadaşlarıma, Bizleri ağırlayan Tüm otel çalışanlarına, Otellerimize Her iki turumuzda da ÇAĞBERK OTOBUS FİRMASINA

Yemek yediğimiz tüm tesislerimize YUPA TUR olarak teşekkür ediyor, BİZİ BİZİMLE GEZENLERE SORUN DİYOR, SEYAHATE DAİR NE VARSA dedikten sonra bir başka haftalık yazımda buluşmak üzere değerli yorumlarınızı bekliyorum.

aydin-avci1-001.jpgaydin-avci2.jpgaydin-avci3.jpg

yupaturfoto.jpg

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: