BİR GENÇ KIZ BÜYÜYOR ADA’DA (8)
Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, 15 Nisan 2020
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
BİR GENÇ KIZ BÜYÜYOR ADA’DA (8)

 

 

            Çocukken canım çok sıkılırdı, özellikle de öğleden sonraları!

Yaz tatilinde uyumamak için elimden geleni ardıma koymazdım. Yatmak için odama girdiğimde bütün dolapları, çekmeceleri karıştırır; bebeklerime dikecek bir şeyler arardım. Hiç de yetenekli olamadım o dikiş, nakış ve yaratıcılık konusunda…

            Zavallı annem ertesi gün altüst edilmiş dolapları, çekmeceleri görünce deliye dönerdi, sonra da beni karşısına alır konuşurdu:

            -Neden darmadağın ediyorsun dolapları kızım? Ne istiyorsun, ne arıyorsun?

            Özel bir şeyler aramazdım aslında ilgimi çekecek. Sıkıntımı giderecek bir şeyler bulmaktı amacım, çocukluk işte…

            Sonraki fotoğraflarda hep bir şeyler aradım; bulduklarımın, aradıklarımın, seçeneklerimizin yıllar sonra farkına varabildim…Yürek sıkıntılarım bitmedi.

            Yaşadığım yerle, ülkemle ilgilendikçe, beklentilerime karşılık bulamadıkça sıkıntılarım azalmadı, arttı…Düğüm oldu, kördüğüm oldu…Çözümsüz kaldı.

            Yıllar içersinde taraflı kayırmaların sıkıntılarını yaşadım. O okul senin, bu okul benim gezdim her yıl! Zorlandım, yoruldum ama dost kazandım, binlerce öğrenci tanıdım, branşımda kendimi her sene yeniledim… Birçoğu hâlâ hayatımdalar sosyal medya sayesinde…

            Ülke darbeler yaşadı, darağaçları kuruldu, gençler, suçsuz fidanlar asıldı, canım sıkılmakla kalmadı, yüreğim buruldu… Aydınlar vuruldu; arkalarında duyarlı duyarsız binler eli kolu bağlı, hapishaneleri doldurdu…Arkadan büyük oyun oynanmaya başlandı. O kadar çok oyuncusu vardı ki biz en önde olanları tanıdık…Bir çoğu ehliyetsiz, liyakatsiz, göstermelik, cebini doldurmak içindi gelenlerimiz…Oyunu ve oynayanları seyrettikçe ben bunlardan daha da uzak durdum…

            Özelde çalışmaya başladım. Memlekette o kadar canı sıkılan oldu ki var olan sıkıntılarımın üstüne bir kürek daha harç koymaktan mutluluk duyup benim sağlık konusundaki uyarımı suçladılar sosyal medyada. Şikâyet ettiler. Pes etmedim her zamanki gibi. Lâkin insanların ahlâksızlığından midem bulandı. Siyasete davet edildim, hiçbir şey bilmeden bodoslama daldım. Boğuluyorken zor kurtuldum. Köye inzivaya çekildim.

            15 Temmuz sahneye kondu, oynandı. Pislikler ortaya döküldü, kimisinin üstü örtüldü. Canım çok sıkılmıştı demokrat cumhuriyetçilere…Bizler yine sıkıldık…

            Mustafa Kemal gerçeğini bir kez daha idrak ettik, öyle değil mi?

            Ruhuma güneş doğuyor…

            Çok özlüyorum! Sonra diyorum ki, elimizde, gönlümüzde O’ndan, Senden başka kim kaldı?

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: