Diyojen ve Nietzsche Öncülüğünde Felsefenin Fener İle İnsan Arayışı…
Yayınlanma Tarihi: Perşembe, 21 Mayıs 2020
YAVUZ AKGÜN - Gazeteci / Yazar
Diyojen ve Nietzsche Öncülüğünde Felsefenin Fener İle İnsan Arayışı…

 

 

Felsefe Tarihine baktığımızda, felsefenin bir sorgulama sürecine ek olarak bir şeyleri aradığını hissettiğimizi fark ederiz. Kinik Felsefesinin unutulmaz filozofu Diyojen Milattan Önce 412 ve 323 yılları arasında yaşamış ve insanlık tarihine damga vuracak eleştiri ve döneme meydan okuyuşuyla adını bu günlere kadar sürdürmesinin yanı sıra “ insan arayışı “ ile de derin bir felsefi tablo oluşturmuştur.

 

21. yüzyılda Diyojen’i okurken özellikle düşünmemiz gereken şey; Kinik Felsefesi ve bugünlere gelen yolculuğu ile “bireylerin en kısıtlı yaşam koşullarında bile, mutlu ve bağımsız olabileceğini “ gösterme çabasıdır. Diyojen kendi iç dünyamıza yaptığımız yolculuk ve mutluluğu aradığımız bir koşulda büyük servetlere sahip olmamız gerekmediğini, hatta en kötü şartlarda bile mutluluk için bir kapının olabileceğini düşünmüş, gerçek hazzın ruhsal tatmin ve mutluluk olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Kinik felsefesi kötü yaşam koşullarında ve hatta bugün ki ifade ile “sefalet ve sürünme” olarak tanımlayabileceğimiz hayatları yaşayıp mutlu olmanın mümkün olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Çünkü mutluluk, erdem ile mümkün olacağından dünyevi zevk ve zenginliklerin mutluluk ile ilişkisinin olamayacağı anlatılmıştır.

 

Yaşadığı dönem içerisinde yaşam tarzı nedeniyle, halk tarafından sıklıkla aşağılanan ve alay konusu olan Diyojen bir gün elinde “fener” ile yürüyüşe çıkmış ve insanlar ile karşılaşmıştır. Gündüz vakti o fenerle ne yaptığını soran insanlara Diyojen’in cevabı ilginç ve düşündürücü olmuştur;” İnsan Arıyorum!” sahiden de bir insan elinde fenerle gündüz vakti niçin dışarı çıkar? Çok benzer bir tabloyu yüzyıllar sonra Friedrich Nietzsche’de okuruz; “Zerdüşt elinde fener ile gündüz vakti dışarı çıkar ve herkese “Tanrı Öldü! Tanrı Öldü!” “ diyerek yürümeyi sürdürür.

 

Her iki tablonun da “öz insan” aradığı aşikârdır. Diyojen soranlara, dürüst insan arıyorum der. Nietzsche ise “güçlü insan” Nietzsche’nin Güç İstenci söylemiyle Tanrı Öldü yaklaşımı, sahiden de öz insanın yani varoluşunu kendisi gerçekleştirebilen insanın, mücadelesinden ve mutluluk arayışından başkası değildir. Her iki metaforun da birbirine bağlanabileceği derin yollar bulmak mümkündür, Diyojen’in Kinik Felsefesinin “köpeksi yaşam koşulları” ile Nietzsche’nin “acı dolu yaşam koşulları” belki de kıyasıya yarışırlar. Gerçekten de Tanrı insanları dünyaya acı çekmek için mi yollamıştır?

 

Nietzsche’nin ‘Şen Bilim’ adlı eserinde üstünde durduğu; "Öğle öncesi aydınlığında bir fener yakan, pazar yerinde koşarken durmadan 'Tanrı'yı arıyorum… Tanrıyı arıyorum..." diye bağıran kaçık adamı duymadınız mı? Oradakilerin çoğu, Tanrı'ya inanmayanlar olduğu için onun böyle davranması, büyük bir kahkahanın patlamasına yol açtı, onu kışkırttılar. 'Ne, yolunu mu şaşırmış?' diye sordu birisi. Bir başkası 'Çocuk gibi yolunu mu kaybetmiş' dedi. 'Yoksa saklanıyor mu bizden?', 'Bizden korkuyor mu?', 'Yolculuğa mı çıkmış?', 'Yoksa göçmüş mü?'. Onlar birbirine böyle bağırarak güldüler..."

 

Aralarında çağlar denizler okyanuslar ve hatta dünya kadar fark olan iki filozofun benzer metaforlar ile “insanı arayışı” bize günümüz felsefesinde de düşünmemiz gereken önemli soruları hatırlatıyor. Gelişen teknoloji ve bilimin sınırsız ilerleyişi, kültürler arası çözülmeler ve bireylerin giderek yalnızlaştığı veya yalnızlaştırıldığı; felsefenin artık pek de kapısı çalınmayan bir komşu gibi buruk kaldığı bu günlerde belki de sadece Diyojen ve Nietzsche’den değil onlarca filozofun insan ve haz arayışını düşünerek yeni yollar açmamız gerekiyordur. Artık bugüne geldiğimizde hangi yaş grubundan olursa olsun, birey olarak niteleyebileceğimiz insanların sahip oldukları yaşam koşulları veya içinde doğdukları sosyal ekonomik ve kültürel yaşam standartları hangi koşulda olursa olsun onları mutlu etmeye veya ruhlarını doyurabilmeye yetmiyor. Kuşkusuz çağımız yeni filozoflar yetiştirebilirse fener metaforu bu kez; “ insan öldü! İnsan öldü!” şeklinde yeniden doğacak… sırf bu nedenle bile Diyojen’in dürüst ve erdemli insanını, Nietzsche’nin üst ve güçlü insanını ve niçin Tanrı Öldü diyerek insanları şaşırttığını iyi düşünmek gerekiyor…

 

Gerçek, öz ve erdemli insan’ı bulabilmek umuduyla…

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin:
YAZARIN TÜM YAZILARI
Diyojen ve Nietzsche Öncülüğünde Felsefenin Fener İle İnsan Arayışı… 19 MAYIS VATAN AŞKININ TARİHE ALTIN HARFLERLE KAZINMASIDIR ESKİ YUNAN FİLOZOFU EPİKÜR VE MUTLU OLMA AMACI KİTAP OKUMA HAYATI SEVDİRİR AKILLI İNSANA BİLGİ GEREKMEZ O YOLUNU BULUR GEÇEN ZAMAN DEĞİL, BELKİ DE ZAMAN BİZİZ ASLINDA! Yeni Yıl, Yeni Umutlar... Nesilleri Yetiştiren Öğretmenlere Daha Saygılı Bir Dünya Olması Dileklerimle… ATATÜRK'ÜN LİDERLİĞİNDE CUMHURİYETİMİZ 96 YAŞINDA İnsanı Gerçek Dost Yapan Nedir? AMAÇ BİR ŞEYLERİN KUTLANMASI DEĞİL ELBET! İŞÇİYE-EMEKÇİYE 40 KATIR MI, 40 SATIR MI!! SİYASİ ETİK VE GÖZLEMLERİM SOSYAL MEDYA MI BİZİ KISITLIYOR! YOKSA BİZ Mİ...? Sokak Hayvanları Toplumumuzun Bir Parçasıdır İnsan Adayı Olmaktan Üst İnsana Geçiş Siyasetin Yaşama Bıraktığı İzdüşümleri OMURGASIZLAR Siyasi Pencereler ve Bakış Açılarımız Demokritos ya da İlk Materyalist Filozof Nerede o eski günler demek geliyor içimden… Sevginizden Çalanları Hayatınızdan Uzaklaştırın! İLK İZLENİM YANSIMALAR EYLÜL AYI VE DOĞANIN SESSİZ ÇIĞLIĞI TAŞ TAŞI, LAF TAŞIMA GÜLMELERİMİZ BİLE SAKLI KALMIŞ HAYALERİMİZDE BAŞARI; SABRETMEK VE İNANMAKTA GİZLİDİR GİZLİ YAŞAM DURAĞIMIZDIR YALNIZLIKLARIMIZ KENDİNİ SORGULAMIYORSAN KAYIPSIN DEMEKTİR “İNSANLIK HAFİFLİYOR” İNSANLAR VE DEĞİŞİM BAŞKASININ HESABINA YAŞAMAYIN Yarın 24 Temmuz Basın Bayramı, Sansürün Kaldırılmasının 109. yılı FUTBOLU SEVEN, BAŞARILI OLMAK İSTEYEN AİLE VE ÇOCUKLARA TAVSİYELERİM İNSAN POLİTİK BİR VARLIKTIR KUŞADASI DENİZCİLİK BAYRAMI VE 6.000 BALIK YAVRUSUNUN VERDİĞİ MESAJ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLAMALARI 40 YIL SONRA OLMAYABİLİR! 23 NİSAN BİZLERE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ARMAĞANIDIR KUŞADASI GENÇLİKSPOR BAL LİGİNDE KALACAK GÜVERCİNADA TURİZMDE ODAK NOKTAMIZ OLMALIDIR AVUKAT NİLGÜN ÖĞÜNÇLÜ’YE VERİLEN TEPKİLERİ ANLAYABİLMİŞ DEĞİLİM KUŞADASI TURİZMİNDE YENİ ATILIM ŞARTTIR KUŞADASI’NI YARATICI ŞEHİRLER ARASINA SOKMAMIZ GEREKİYOR GÜLE GÜLE ENGİN AMCA KUŞADASI’NIN TURİZMDEKİ YERİNİ TEKRAR MARKA DEĞER OLARAK KAZANDIRMALIYIZ YÜKSEK SU FATURALARI CAN YAKIYOR, SARIÇAY BARAJI PROJESİ BİTİRİLMELİDİR ATATÜRK BULVARI VE SAHİL PROJESİ YAYALARIN YÜRÜYÜŞ ALANI GASP EDİLİYOR! ÖZELLİKLE DE İNÖNÜ BULVARI'NDA! KUŞADASI'NDA TRAFİK SORUNLARI