DÜŞÜNMEKLE BAŞLAR HERŞEY
Yayınlanma Tarihi: Perşembe, 16 Nisan 2015
GÜL KABACAOĞLU OĞAN
DÜŞÜNMEKLE BAŞLAR HERŞEY

Düşünmekle başlar herşey,

 

Aklımızdan geçer ve sözlerimize yansır. Acaba düşüncelerimizin kaçta kaçı sözlerimize dökülür ya da düşündüklerimizle söylediklerimiz farklı şeyler midir aslında. Özellikle duygular söz konusu olduğunda düşündüklerini bire bir söyleyebilir mi insan ya da önce karşıdan mı bekler.

 

“Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar” atasözü neden söylenmiştir. Olması gereken; içimizde tutmak ve nabza göre şerbet vermek midir? Düşünceler gizlenmesi gereken tehlike çanlarını fişekleyen kırıntılar mı, yoksa bizi biz yapan değerler midir? Neden düşüncelerimizi karşımızdakine olduğu gibi yansıtamıyoruz. Neden hep yanlış anlama kaygısı güdüyor ya da neden hep etkiye tepki davranışlar sergiliyoruz.

 

“Düşünüyoruz öyleyse varız” derken, düşüncelerimizi gizlediğimizde aslında yok mu oluyoruz.

 

Hep; “ne derler, beni yanlış anlar mı” kaygısı, ya da “karşımdakini kırar mıyım, böyle söylersem benim için kötü mü olur” düşüncesi bizi çoğu kez düşüncelerimizi söylemekten alıkoyar.

 

Oysa düşündüğünü söyleyebilmeli insan, istediğini yapabilmeli… Seviyorsa da söyleyebilmeli, kızıyorsa da… Evet de diyebilmeli insan, hayırda diyebilmeli… Kısacası özgür olabilmeli insan ve özgürce yaşayabilmeli. Olabildiğince hür, olabildiğince insanca ve olabildiğince saf…

 

Ama düşünceleri hastaysa ve insanlıktan uzaksa, o zaman durmalı insan. Kendine hapsolmalı ve zincirlemeli kendini, ta ki; anlayana kadar insan olduğunu ve anlamalı tutsağı olduğu düşüncelerin insanlıkla bağdaşmadığını…

 

Çocuk saflığında olmalı düşünceler; o derece saf, o derece korkusuz ve o derece insanca… Ve o saf düşünceler söylenmeli anlayacağını düşündüğünüz insanlara kaygısızca…

 

Sevgilerimle…

 

 

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ