EMEKÇİ
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 11 Mayıs 2020
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
EMEKÇİ

 

                                                           

 

            Ada’nın sokaklarından geçerken ara sıra ince, zayıf, yaşlıca bir insan gözüme çarpardı. Elinde süpürge ile çöpleri bir köşeye toparlar, sonra da onları tenekeden yapılmış kutunun içine itina ile atardı. Büyük süpürgesi ile temizleyemediği çöpleri elleri ile alır, yerlerde başka çöp var mı diye her tarafı gözden geçirir, içi rahat ettiği zaman başka sokağa geçerdi.

            Adını sonradan öğrendiğim Mustafa Amca, yolları temizlerken o kadar dalardı ki beni veya başkasını çoğu zaman hiç fark etmezdi. Ancak selam verdiğimiz zaman döner, geriye bakar:

            “Aleykümselâm” diye cevap verirdi.

            Sokakları temizlerken kendi kendine konuştuğuna da rastladığım oldu. Neler mırıldandığını tabii ki anlayamazdım. İşini o kadar keyifle yapıyordu ki belki de şarkı söylüyordu. Çiçeklerle, ağaçlarla konuştuğu da oluyordu. Orada bir kedi veya köpeğe rastladığında onlarla da sohbet ediyordu. Bir yandan da gözü çöplerdeydi. En küçük bir çöp parçası onu rahatsız ediyordu. İzmaritleri dahi askerde mıntıka temizliği yaptığımız gibi yerden toparladığını görüyordum..

            Ada’ya Söke’den temelli taşınmıştık. Çalışkanlığın nasıl olduğunu babamdan öğrenmiştim. Gece gündüz durmadan çalışırdı. Kendisine devamlı iş yaratırdı. Ancak, çevremizde çalışkan insanlara çok az rastlıyordum. Mustafa Amcayı hiç şikâyet etmeden, büyük bir emek sarf ederek işini zevkle yaptığını görünce hem şaşırdım, hem de çok sevindim. Demek ki dünyada işini lâyıkıyla yapan insanlar da vardı.

            Çalışkan insanlar birbirlerini gördüklerinde çok mutlu olurlar. Selamlaşırlar, hal hatır sorarlar. Birbirlerini çok iyi tanırlar ve takdir ederler. Babam olsun, şehrin diğer insanları olsun belediye temizlik işçisi Mustafa Amca’yı gördüklerinde kısa da olsa içten bir muhabbette bulunurlardı. Alın teriyle, elinin emeği ile iş yapan, helal para kazanan insanlara ne mutlu. Hem onların vicdanları rahat, hem de memleket böyle insanların sayesinde ayakta duruyor.

            Kişiler, bulundukları şehirde kimler emeği ile geçiniyor, kimler hazırdan yiyor bunları çok iyi bilirler. Kimlerin topluma yararlı olduklarını, kimlerin zarar verdiklerini hafızalarına yazarlar.

            Mustafa Amca, emekçi bir insan olarak bizim belleğimizde çok saygın bir yer bıraktı. Aynı şekilde Kadir Amcamız da bir belediye temizlik işçisiydi ve o da Mustafa Amcadan geri kalmadı. O sıralarda Kuşadası sokakları tertemiz idiyse halk bu iyi durumu onlara borçluydu.

            İşçilerin hakkı para ile ödenmez. Sarf edilen emekler, paranın değeri karşısında hiç ölçülemez. Ülkeyi ayakta tutan onların çalışkanlığıdır. Ülkenin en önemli mimarları emekçi kişilerdir.

            Emekçi Mustafa Vapurlu Amcanın dürüst, sade, alçakgönüllü, sakin bir kişiliği vardı. En zor şartlarda, hiç sıkılmadan işlerini bitirmeye çalışırdı. Kendisine verilen görevleri fazlasıyla yerine getiren, “bana ne!” ci olmayan, gerçek bir vatanseverdi.

            Ben, çocukken ve gençken insanları pek iyi tanımazdım. Çünkü, çoğu zaman insanlarla değil, kitaplarla ve derslerle haşır neşir olmuşumdur. Fakat, her ne kadar kendi halinizde olsanız da çevrenizdeki olumlu ve olumsuz kişiler az da olsa dikkatinizi çekiyor.

            Çoğu genç, emekçi belediye temizlik işçisi Mustafa Amcanın Kuşadası’nın gelişimine yaptığı özverili çalışmaları, sarf ettiği emekleri bilemez. Ama, bizler gözümüzle gördüğümüz için onun emekçiliği ve düzgün kişiliği hafızamızda derin bir iz bırakmış…

            Alın teri ile hayatını kazanan insanların veremeyecekleri hiçbir hesap olamaz. Onların kıymetini bilmeyen ve haklarını yiyenler varsa, onlar düşünsün…

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: