İHTİYACIMIZDAN FAZLA TÜKETİYORUZ, GERİ DÖNÜŞTÜRMÜYORUZ!
Yayınlanma Tarihi: Cumartesi, 11 Ağustos 2018
SALİHA ÜNAL - SANAT TARİHÇİ - ARKEOLOG
İHTİYACIMIZDAN FAZLA TÜKETİYORUZ, GERİ DÖNÜŞTÜRMÜYORUZ!

 

 

"Dünyadaki açlık ve sefaletin nedeni yoksulları doyuramamak değil, zenginleri doyuramamaktır."

 

Üretim ve tüketim alışkanlıklarının ele alınıp irdelenmediği ve sanki yaşayacağımız başka bir dünya varmışçasına tüketen insanların hangi ideolojiyi savundukları, düşledikleri sistem, ütopyaları ve ütopyalarımız; dereleri barajlarla boğumlanan, toprağı tarım ilaçları ve GDO'lu tohumlarla zehirlenen, denizleri plastik poşetlerle boğulan, atmosferi kirletilen, ozon tabakası delinen dünya için önemsizdir. Dünya için önemli olan insanların elinden kurtulmaktır bence...

 

Neden bu kadar çöp var?

 

İhtiyacımızdan fazla tüketiyoruz, geri dönüştürmüyoruz, açgözlüyüz ve paylaşmak yerine dökmeyi tercih ediyoruz. Dünden kalan ekmekleri ısıtıp yemek yerine her gün taze ekmek alıp ertesi gün çöpe atıp yeniden ekmek alıyoruz.


Güneşin, yağmurun, toprağın, çiftçinin bir buğday tanesine verdiği emeğin bilincinden uzak yaşarken "emekçi" söylemlerdeyiz.


Biz fikir ve pratik olarak hesaplanmayan küsüratların altında ezilen, ezildiği için daha çok ezen yegane türüz. Hep daha fazla, yaşamak için birincil derecede gerekli olmayan ne varsa tüketmemiz teşvik ediliyor ve bu küresel bir strateji.

 

Çöpte neler var?

 

Sistemin tek tipleştirmesinden, sistemin oramızı buramızı yontup bizden biz olmayan bizler yaratma çabasından meyveler de nasibini alır. İsterler ki raflara dizdikleri her meyve yuvarlak, parlak, kırmızı, mor, göz alabildiğine sarı, ne ise o'ndan çok bunu nasıl görmek istersiniz formatında önce göze hitap etsin. Sırf şeklen yamuk, küçük, ortalama büyüklüğün altında, taşınırken ufak bir yara almış diye hergün kaç ton sebze ve meyve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak, ulaştırılabilmek yerine çöp kutusunun derinliklerini boyluyor..

 

Açlık yok, açgözlülük ve israf var. Yeryüzüne, güneşe, toprağa, yağmura, toprağı kazan ellere ihanet var...

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin:
YAZARIN TÜM YAZILARI
Tanrıların en büyüğüdür. Zeus... ÇİNTEMANİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK RESİM SANATI MAĞARA RESİMLERİ Bergama Asklepion Da Vinci' ye dair.. Denizli, Buldan Tripolis Antik Kenti Blaundus antik kenti, Uşak. "Dinle Anadolu, yitip giden senin hikayendir.Yitip giden bizim hikayemiz." GILGAMIŞ DESTANI Cathedrale Notre-Dame de Paris Gaetano Bellei Persephone Akdamar Anıt Müzesi (Kilisesi)-Van SÜTÇÜ KIZ (Johannes Vermeer 1632 - 1675) Yunan Heykel Sanatı Göbeklitepe, Şanlıurfa, Türkiye.. Marsyas. Neolitik (Yeni / Cilalı Taş) Çağ Antik Çağlarda Kuzey Yarımküre’de Yaşayan Uygarlıklar Bastet - (Bast) Hitit Labarnaşı Judith ve Holofernes, Caravaggio "Venüs de Milo", (M.Ö. 130-100) Antakyalı Alexandros Imhotep... İsis...On bin isimli tanrıça... Likya Birliği Nedir..? Dünyanın ilk gümrük kenti Parion... Behistun Yazıtı - UNESCO Dünya Mirası GÖRKEMLİ BİR YAŞAM KENTİ NİPPUR Utu, Sümer Güneş Adalet Tanrısı. Ur-Nammu Kanunları.. M.Ö 859-595..Urartular’da Ölü gömme Gelenekleri ve Mezar Tipleri Persepolis Hititler duysa çok üzülürdü! Nuh Tufanını anlatan tablet.. Tac Mahal, Agra, India.. Kral Urukagina dan sosyal, hukuksal ve laik yaklaşımlar... Ahura Mazda'nın Tarafına Katılmak İçin Geçilen Yollar İSPANYA RESİM SANATI ÜÇ BÜYÜKLERİN (TRIUMVIRA) EN ÖNEMLİ RESSAMI GOYA ARSLANTEPE HÖYÜĞÜ İmgelere İhanet Eden Ressam Rene Magritte ; Kavrayış Türklerin son Kurgan'ı: ANITKABİR İHTİYACIMIZDAN FAZLA TÜKETİYORUZ, GERİ DÖNÜŞTÜRMÜYORUZ!