KADIN ve CUMHURİYET !
Yayınlanma Tarihi: Perşembe, 05 Aralık 2019
ZİHNİ GAYMALI
KADIN ve CUMHURİYET !

 


Pragmatik lider Atatürk'ün 5 aralık 1934'de en değerli varlığımız olan (anne) (yar) kadınlarımıza seçme seçilme hakkının bir çok batı ülkesinden önce, ülkemizde verildiği tarihtir.


Ve yine bilhassa Atatürk döneminde kadınlarımızın toplumda ki ehemmiyeti arttırılmış başta parlemento olmak üzere bütün mesleki durumlara da kazandırıldığı gerçeğidir.


Şüphesiz her ne kadar bugün, kadına değer pek Atatürk pencere ve vizyonundan bakılmasada, toplumda kazanılan tüm kadın haklarının var olma unsuru yine yüce Atatürk'ün çalışma ve de gayretleri neticesi sayesinde olduğudur.


Kuşkusuz Atatürk'den önce kadın , her sosyal haktan mahrum ve de bugün kadına dayatılan yaşatılan travmalara bakıldığında da, günbe gün laiklik ilkesinin de, ne denli önemli olduğunu, yaşananlar doğrultusunda ortaya çıkarmıyor mu ?


Ve bu yüzden de laikliğin güçlü olduğu, özellikle kıyı şerid vb. şehirleri ve kuşadasının da, ülke bekasında önemini arttırdığını, hatta bir misyon yüklediği gerçeğinide bizlere sunmuyor mu ?
İzmir, Aydın ve Kuşadası vb şehirler hiç tereddütsüz laiklik ilkesinin temel taşı şehirleri, molla rejim sahiplerinin bir türlü ele geçiremediği bölgesidir de aslında.!


Çok istedikleri (teokratik) din devlet modeli yapısına bir türlü geçememe sebepleridir de, önemli ve farklı kılan.!


Fakat hepimiz iyi biliyoruz ki özellikle kuşadası son yerel seçiminde , kendi içinde "bazı" koltuk ve menfi çıkarları devam edemeyenlerin, Atatürk ve değerlerine ihanet ettiği, rejim düşmanlığını gizlemeyen uç bir partiye destek verdiği de gerçeğidir.


Burada asıl acı olan ise en kıymetli varlığımız olan bazı cumhuriyet kadınlarımızın, çıkarları uğruna büyük Atatürk'ün kemiklerini sızlatmalarıdır.


Düşünebiliyormusunuz kadın ve annesiniz her hakka sahipsiniz, bütün bunları Atatürk ve partisi sayesinde Kuşadası'nda en zirvede yaşıyorsunuz, bir çıkar uğruna, önce kadın ve annelik makamına , sonrada Atatürk'e ihanet.!


Değermi...gerek menfaat uğruna fazilet karartmaya ?


Değermi bu kadar küçülmeye, laiklik düşmanlarına destek olmaya ?


Bugün kadın, özgür gazeteci vb.işler yapabiliyorsa bunun yegane unsuru Atatürk ve devrimleri değilmi dir ?
Molla rejimlerinde kadının değeri aşikarken, bugün kuşadasında "bazı"kadın gazetecilerin, kalemini ve yine laik bir partide yöneticilik yapan, kadın kooparitifleri kuran annelerimizin bir kızgınlık çıkar uğruna, birey olmaktan uzak , bir ego zümresinin peşine takılarak, böyle bir tarihsel dönem arz ederken, mollacı zihniyete destek vermeleri içler acısı değilmi dir ?


Bütün bu bileşkeler neticesinde önceki dönem kuşadasını yöneten " malum zümrenin" ideolijik anlamda Atatürk ve partisinden olduğunu söylemek doğru olurmu ?


Atatürk partisinden olanlar, Atatürk karşıtlarına destek olabilirmi ?


Bugün uç partiye koşanların, sosyal medyada kadın gazeteci sıfatıyla yazanların, bundan böyle toplumda inandırıcılığı ne denli olabilir ?


Oysaki Atatürk kadını olmak,  bir duruş bir yaşam, farkındalıktır.


Atatürk kadını olmak dedikodu dan uzak, üretmektir, Halide Edip, Türkan Saylan olmaktır.


Eşitlik'tir ilericilik,toplumsal kurumsal düşünmektir.


Bütün bu dugular içerisinde 5 aralık tarihinin çok daha iyi anlaşıldığı bir Kuşadası ve Türkiye temennisi ile...
"Kadın varsa biz varız"


Çağdaş kadın, güçlü Türkiye'dir.


Gelişmiş gelecektir.


Zihni Gaymalı

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ