KUŞADASI’NDAN BİR ÖYKÜ FIRTINASI (14)
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 13 Mayıs 2019
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
KUŞADASI’NDAN BİR ÖYKÜ FIRTINASI (14)

                                 

 

Kredi talep işlemleri tamamlanmıştır. Aile, pansiyon işletmeciliğini devam ettirmektedir. Çocuklardan Zehra’nın okul çağı gelmiştir, 7 Eylül okuluna kaydedilir. Zehra’nın gelişmesi biraz engellidir, ona rağmen okuma ve yazmayı çok sever. Okulla ev arası biraz uzaktır. İlk yıl sınıfta kalır, ikinci yılda kardeşi Derya 4, 5 yaşındadır. Okul başöğretmeni Nazmi Başaran babalarının okul arkadaşıdır. Zehra’nın okula gidip gelmesinde zorluk çektiğini, mümkünse Derya’nın da okula kaydının yapılmasının kardeşi için önemli olduğunu anlatırlar. Nazmi Başaran’ın böyle durumlarda sınıf öğretmenlerinin şikâyetçi olduğundan, pek taraftar olmadığı görülür. O zaman, Derya’nın kayıtsız olarak kardeşiyle gidip gelmesini, bir sorun yaşandığı takdirde kaydının yapılmasını istemeleri üzerine kabul edilir. Bir müddet sonra Derya’nın problem yaşatmayacağı görülerek okula kaydı yapılır.

 

Kredi başvurusundan sonra aylar geçmiş, bir an evvel kredinin çıkması için imkânlar aranmış, Ankara’da bir dostun, bu işleri yapanlar var, kredinizin çıkmasını çabuklaştıranlar bulunur, fakat onlar da kredi miktarının yüzde 10’unu alırlar teklifi kabul edilmediğinden bankanın normal ödeme tarihi beklenilmeye başlanır.

 

1980 yılı yaz mevsimi pansiyon yine gelen gidenlerle dolup taşmaktadır. Bu arada Ankara’dan geldiklerini söyleyen iki kişi bir oda kiralarlar. Yapılmakta olan otel, pansiyon odalarından görülmektedir. Gelen kişiler o inşaatın ne olduğunu sorarlar. Otel inşaatı olduğu söylenir. Buraya kredi almak ister misiniz, bizim banka içinde adamlarımız var, isterseniz size kredi çıkartırız, derler. Aile, Turizm Bakanlığına kredi talebinde bulunulduğunu , kredinin çıkmasını beklediklerini söylerler. Adamlar, bizim bankanın içersinde adamımız var, sizin kredinizi öne alıp hemen çıkarırlar, yalnız bunun için 300 lira isterler, bu para verilirse, iki güne kadar kredi elinize ulaşır, derler. Kredi beklemekten usanan aile gelen kişilere tamam der. İki kişi pansiyonda bir gece kalıp Ankara’ya dönerler.

 

Ertesi gün pansiyona telefon açıp, hemen Ankara’ya gidilmesini isterler. Süleyman o gün akşam yola çıkar. Daha sonraki gün verdikleri adrese gider. O kişileri bulur. Onlar da onu sözde krediyi çıkaran adamın yanına götürür. Adam, 300 liranın kendilerine ödenmesini ister. Süleyman, bankadan kredinin çıkıp çıkmadığını görelim, der. İki kişi ile turizm bakanlığına giderler. Müdür dosyayı açar, kredinin eksik çıktığını, girişimcinin yatırımının yüzde 60’ının tamamlanmadığını, mevcut yatırıma 1.500 lira daha harcandığı tespit edildikten sonra kredinin çalıştırılacağını söyler. Bankadan çıkarlar. Sözde kredinin çıkarılmasına yardımcı olan yeni çarşı ağasına dönülür. Kredinin pürüzlü çıkmasından dolayı Süleyman parayı ödemek istemez. Adam, krediyi biz çıkardık, pazarlığımız krediyi çıkarmaktı, dosyada eksiklikler senin sorunun, der. Bu durumda krediyi alamayacaksa bankaya krediden vazgeçtim diyerek dilekçe verilmesini, yoksa krediyi iptal ettirebileceklerini söylerler.           

 

Süleyman her halükârda kredinin kullandırılmasını istemektedir. Kredi ne kadar geç kalırsa fiyat artışlarından o kadar zarar göreceğini düşünerek, vadeli iki adet çek vermeyi kabul eder. 250 bin, bir de 50 bin olmak üzere 300 bin liralık çek keser. Süleyman bu iş için Ankara’ya giderken eşini ve kızı Zehra’yı da Ankara’ya götürmüştür. Zehra’nın zekâ sorununa İzmir’deki doktoru Ankara Hacettepe Hastanesindeki bir profesörün yardımcı olabileceğini söylemiştir. O doktorun kartı ile anne, Zehra’yı Hacettepe Hastanesine götürür. Süleyman da aynı gün adamlarla işi bitirdikten sonra eşinin yanına hastaneye gider. Eşi, Zehra’yı bakacak doktorun Almanya’da olduğunu, başka bir doktorun ilgilendiğini, fazla bir netice alınamadığını söyler. Süleyman da kredinin pürüzlü çıktığını, daha inşaata 1.500 lira harcamalarının görülmesinden sonra kredinin çalışacağını anlatır. O akşam Kuşadası’na dönmek için yola çıkarlar. Sabah Kuşadası’na üzgün dönerler. Zehra’ nın durumuna Allahtan başka bir şey yapılamayacağı ayrı bir üzüntü, diğer kredi işi ise daha başka bir olay.

 

Bankanın istediği yatırımı nakit olarak yapmanın imkânı yoktur. Fakat otelin eksik olan su tesisatı malzemesi,  banyo aksesuarları ile fayans miktarlarını hesap ederek bir liste çıkarır. O zaman Cafer Tombul bu istenilen malzemeleri satmaktadır. Süleyman, Cafer Tombul ile belediyede görev yapmışlardır. Cafer Tombul, emekli olduktan sonra inşaat malzemesi ticareti yapmaya başlamıştır, Süleyman, listesini Cafer Tombul’a gösterir. Bunları almak istiyorum, der. Fakat parasının turizm bankasının ödeme yapmasından sonra ödeyebileceğini söyler. Anlaşırlar. Birkaç gün içinde malzemeler teslim alınır, depolanır.

 

Alınan malzemelerin bedelinin bankanın istemiş olduğu yatırım tutarını karşıladığı düşünülür. Süleyman, bankaya bir yazı göndererek dosyada eksik olduğu görülen miktarın izharat yapılarak tamamlandığını ve bankanın eksperinin gönderilerek tespit yapılması sonucunda banka eksperi gelmiş, talebinde bulunmuş, birkaç gün sonra depodaki malları ve faturaları incelemiştir. Bankanın istediği 1.500 lira yatırımın tamamlandığını daha 300 bin liralık yatırım yapılmasını söylemiştir. Süleyman banka eksperine kendilerinin turizme yöneldiklerini, daha önce kerestecilik yaptığını, 2 yıl önce bir 80 yataklı pansiyon yaptıklarını, iki yıl pansiyonculuktan sonra da bu otel inşaatına başladıklarını,  kendilerinin kaba inşaatı bitmiş, tamamlanmamış  bir oteli işletmeye açmak için uğraştıklarını, yoksa krediyi alıp başka işlerde kullanmayacağını ekspere anlatmıştır. Bu kadar yatırımdan sonra küçük bir eksik için kredinin çıkmaması hususunda yardımcı olması için adamdan rica etmiştir. Banka memuru anlayış göstererek, ben raporumu yatırım tamamlanmış göstereceğim, demiş ve 15 gün sonra Halk Bankası Kuşadası şubesine havale gelmiş, bu para ile tekrar inşaat işlerine tekrar başlanmıştır.

 

Kredi miktarı 7.000.000 liradır. Nasıl olsa bundan sonra gelecek paralardan Cafer Tombul’a ödeme yaparız düşüncesiyle gelen paranın tümü inşaatta harcanmış, tekrar turizm bankasından ekspertiz talep edilmiş, gelen ekspertiz yapılan işlerin fazla bir şey olmadığını, zaten kullanılan malzemeleri görüp değerlendirdiğini, o malzemelerle yalnız işçilik yapılmış gibi rapor yazmıştır. Bankanın ikinci ödeme miktarı 35.000 lira olmuştur. Böylece hep açık verilmiş, banka ödemeleri hep kısıntılı göndermiş, yapılan işlerden büyük borçlar doğmuştur.

 

Otelin ince işleri yapılırken bir taraftan da doğrama, karyola, dolap, komodin gibi eşyaları da marangoz Nail Katma ile Mehmet Kahraman yapmaktadır. Demir balkon korkuluklarını, terasta ve aşağıda su depoları ile o zaman yaygın olmayan güneş enerjisi sitemini de Sağlamlar-İbrahim Tutucu yapmaktadır. Su işlerini Talibin oğlu Ali, elektrik işlerini de Ergun Özkul yapmaktadır. Bankanın gönderdiği kredi paralarını azar azar dağıtarak işi yürütürken, sıva işlerini de eski çırak Koreli İbrahim Veral ile enişte Ahmet Dinç yapmaktadır. Merdiven basamakları, koridor yerler ve duvarları, mermer kaplamasını mermer ustası Süleyman Kınacı’nın işidir.

 

Kredi ilk ödemesi Ocak 1981 tarihinde, en son ödeme de Haziran 1981’de olmuştur. Otel inşaatı, bütün işler tamamlanmış ve 1 Ağustos 1981 tarihinde otel hizmete açılmıştır. Cafer Tombul’a hâlâ ödeme yapılamamıştır. En son, enişteden ablaya intikal eden Fethiye-Karagözler mahallesindeki ev satılarak borcun kapatılması için Süleyman’la ablası Fethiye’ye giderler. Kaya Otel’de kalınır. Otelciye, otele gelen herkese satılık ev olduğu söylenir. Alıcı pek yoktur. O zamanlar Banker Kastelli olayları var. Herkes evini satıp Banker Kastelli’ye faize veriyor. Ev fiyatları hem ucuz, hem de alan yok.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: