KUŞADASI’NDAN BİR ÖYKÜ FIRTINASI (19)
Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, 22 Mayıs 2019
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
KUŞADASI’NDAN BİR ÖYKÜ FIRTINASI (19)

 

 

İlhan, yaz sıcağında hem oruç tutar, hem de inşaatın tesisat işlerini yapmaktadır. Bir gün sıcaktan bunalmış, otelde yemek yenilecek, ramazan topu patlıyor, İlhan yemek yiyemiyor. O kadar susamış ki personel şişe suyu getiriyor. İlhan nefessiz içiyor. Arka arkaya belki 10 şişe suyu içtikten sonra harareti anca geçer. Ondan sonra da yemek yiyemez.

 

Şükrü Kocaman, arada çocuklarını da getiriyor. Çocuklar denize giriyorlar. Hafta sonunu Kuşadası’nda geçiriyorlar. Bazen baba Osman’ın evinde Kocaman ailesine yemek verilir. Kocaman ailesi ile zaten çok öncesinden birbirleriyle tanışmaktadır. Bu inşaat işi ile aileler daha da samimidir.

 

Şükrü Kocaman ile yapılan inşaat sözleşmesinde inşaatların tesliminin 30 ay olarak belirlenmesine rağmen, inşaatlar daha evvel bitirilip teslim edilmiştir. Dairelerin paylaşımı yapılmış, arsa sahipleri önce istedikleri daireleri seçmişlerdir. Osman Aran’ a daha önce var olan, ev olarak kullandıkları eski binanın yerindeki ikinci kat daire verilir. Diğer bloklardan da yerlerin hakkaniyete uygun olarak paylaşılması ile daireler taksim edilir. Baba, anne ve kızları Nevin artık eski evlerden siteye geçip orada oturmayı düşünürler.

 

Bu arada küçük kız Sevil, Ahmet Dinç’e kaçtıktan sonra babasının kızından soğuması yüzünden küçük bir evin içinde iki erkek kardeş, anne Muazzez, baba Mustafa, Ahmet, Sevil, iki odalı eski bir evde oturmaktadır. Berbat bir hayat sürmektedir. Süleyman babası ile görüşüp kardeşini sitede bir eve yerleştirmesini ister. Baba, her ne kadar kızgın ve kızgın olsa da, Süleyman babasını ikna eder. İlk önce Sevil siteye taşınır. Fakat, eşyaları yoktur. Ona da eşya alınır.

 

Aynı zamanda baba, anne bir daireye geçerler. Büyük kız Nevin için de bir daire ayrılır. Eşyaları yoktur. Baba, her iki kızına oturdukları evlerin tapularını da vererek onları rahatlatır. Nevin, babasını temsilen kira hesaplarını ve dairelerin kiralanmasına yardımcıdır. Babası, Süleyman’ı da siteye devam eder. Fakat, işyerleri ve evleri orada yalnız bırakamaz. Süleyman siteye gitmez. Bu arada eşya almak için siteden babasının isteği üzerine ev satılır. Kızlara eşya alınır, diğer paraları bankaya yatırırlar.

 

Müteahhit Şükrü Kocaman’la cami inşası konusunda teferruatlı konuşulmamıştır. Cami biter, fakat minaresi yoktur. Tekrar minarenin yapımı gündeme gelir. Şükrü Kocaman minarenin tüm malzemesini vermeyi taahhüt eder. Yalnız minarenin işçilik parasını Osman Aran’ dan ister. Anlaşma yapılır. Minareyi yapacak minare ustası aranmaya başlanır. Birkaç yerde usta bulunur. Kimi çok para ister; kimi, elimde işim var, bitirdikten sonra anca, der. Sonunda İlhan Kocaman Gümüldür Kesre tarafında bir minarecinin olduğunu öğrenir. O minareciyle anlaşılır. 35 metre yükseklikte bir minare yapması için pazarlık tamamlanır. Usta iki kişiyle minareyi yaparlar. Bu arada cami minberi ve tabanları yapılır. Cami içine halı lazımdır. Tanıdık halıcı Kara Kardeşler’ den halıları da alınır. O gün Kuşadası kaymakamı, Kuşadası müftüsü, birkaç din görevlisi ile birlikte caminin açılışı yapılır. Baba Osman Aran çok mutludur. Onunla beraber bütün aile mutlu bir gün yaşarlar. O günün akşamında da evde din adamlarına yemek verilir.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı camiye imam ataması yapmamıştır. Namaz vakitleri cemaatten namaz kıldıranlar tarafından yapılmaktadır. Bu konuda müftülük kanalıyla camiye bir imam atanması için müracaat yapılmıştır. Ancak atama yapılmasını bekleyinceye kadar birinin namaz kıldırması lazımdır. Eski emekli imam Halis Hocadan bu görevi yerine getirmesi rica edilir. Halis Hoca, benim işlerim var, sabah namazı ile yatsı namazlarını kıldıramam ama diğer vakit namazlarını kıldırırım, demiştir. Ona da razı olunmuş, bir zaman böyle idare edilmeye çalışılmıştır. Fakat civarda oturanlardan şikâyetler başlamıştır. Sabah ezan okunmuyor, yatsıda ezan okunmuyor, biz namaz vakitlerini şaşırıyoruz, derler. Bunun üzerine müftü beyin yardımlarıyla da Aydın’da bir emekli imam bulunduğu öğrenilir. İmamla aylık konusunda anlaşma yapılır. Camide her vakit ezan okunup, namaz kılınmaya başlanır. Bir müddet sonra Diyanet işlerinden camiye imam atandığı öğrenilir. Ne var ki atanan imamın askerlik görevini yapmadığı, askerden sonra gelip göreve başlayacağı anlaşılır. Camide namaz kılınmaya devam edilmektedir. Hocaya yatacak yer verilmiştir, ihtiyaçları karşılanacak ve beş vakit namaz kıldıracaktır.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: