KUŞADASI’NDAN BİR ÖYKÜ FIRTINASI (8)
Yayınlanma Tarihi: Salı, 30 Nisan 2019
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
KUŞADASI’NDAN BİR ÖYKÜ FIRTINASI (8)

 

 

            Bir müddet inşaatta çalışılmaz. Yine zeytinliğe gidip orada teraslama duvarlarını yaparlar. Bu arada Ali Sarıoğlu’nun Karaova’daki arazisine bahçe havuzu yapımı işi çıkar. Osman Usta ile oğlu yapım işini üstlenirler. O zaman Demirköprü ve Karaova’ya gidip gelmek zordur. Her zaman vasıta bulunmaz. Mal sahibi Ali Sarıoğlu taksicilik yapan Sükse Şükrü’yü ayarlar. Ustaları sabah işe götürüp akşam paydostan sonra Ada’ya getirecektir. Havuz yapmaya baba oğul yiyecek çıkını götürürler. Yiyecekler zeytin, peynirdir. Yemek götüremezler. Öğleyin yemekte bahçeye ekilmiş olan domateslerden koparırlar. Fakat domatesleri yetiştiren Hafız (Ali Sarıoğlu’nun ürün ortağı) bir iki tane domates koparılmasına pek taraftar değildir. Havuz 90 tonluktur. Duvarları 150 cm. yüksekliğindedir. Bir ay kadar bu iş sürer ve havuz bittikten sonra en az 15 gün su doldurulmaması tembih edilir. Havuz hâlâ günümüze kadar kullanılmaktadır.

 

            Baba Osman Usta, Nezir Usta ile Türkmen’de Bahçıvan Hüseyin Ağa’nın evini yaparken, Süleyman’ı da Nezir Ustanın işi olan Doğan Sinemasının sinema perde duvarı yapımı işine gönderir. Sinema şimdiki Lapis mağazasının olduğu yer. Süleyman ile Hakkı Çelik (Kuşadası Devlet Hastanesinden emekli) iki usta, amele olarak da Koreli İbrahim Veral işe girişirler. Perde duvarının alt kısmında eskiden çamurla yapılmış taş duvarın bir kısmı yıkılmış, yıkılan bölümü Naci Akdoğan yine çamurla taş duvar yapılmasını ister. İki metre yükseklikte çamur tamamlanır. Üzerine 10 santim kalınlığında tuğla duvarı yapılır.

 

            Duvar biter, sıvası yapılır. İskele indirildikten hemen sonra duvar yıkılır, tesadüf yıkılan duvarın dibinde kimse bulunmaz. Naci Akdoğan gelir, duvarın yıkıldığını görür. Yıkım sebebinin 10 santimden yapılan duvardan olduğu düşünülür. Bu defa tekrar 20 santim duvar yapılmasını ister. Yine günlerce çalışılıp duvar tamamlandığında duvar yine yıkılır. Naci Akdoğan neden yıkıldığını sorar. Süleyman, yıkılma sebebini anlamıştır. Yeni yapılmış taş duvarın üstüne yapılan 20 santim duvarın ağırlığı alttaki çamur duvarın çamuru kurumadığı için çamura gelen duvar yükünü taşıyamayıp çamur ezildiğinden duvar eğilerek yıkılıyor. Ne yapılması gerektiği sorulur. Naci Akdoğan’a Süleyman, alttaki çamur duvar kurumadığından çamur ezilip yıkılıyor, çare olarak çamur duvarın üzerine beton hatıl yapılması gerektiğini söyler. Naci Akdoğan, altı şişhane üstü kebaphane mi olacak, der. Başka türlü olamayacağını o da kabul eder. Duvar üzerine demirli hatıl beton yapıldıktan sonra perde duvarı kalıcı olur.

 

            Süleyman’ın askerlik çağı gelmiştir. 1959 yılında ikinci muayene olacaktır. Süleyman, deniz askeri olmak ister. O zamanlar deniz askerleri 3 yıl askerlik yaparlar. Baba 3 yıl yalnız kalacağından deniz askeri olmasını istemez. Yine de Süleyman’ı deniz askeri sınıfına ayırırlar. Süleyman 27.01. 1961 yılında askere gider. Eğitimini İskenderun Deniz Eğitim Alayında yapar. Daha sonra İstanbul Kasımpaşa Erat İşlem Şube Müdürlüğünde 3 ay kaldıktan sonra Gölcük Üs Komutanlığı karargâh askeri olarak devam ederken, baba yalnız çalışmak zor olsa da bazı işleri yapmaya çalışır.

 

            Osman Usta, Hanım Cami’nin imam ve müezzin evi işini alır. Yanında yine Koreli İbrahim Veral vardır. Beraber çalışıp iki cami evini bitirirler. Aileye Süleyman’ın eksikliği çok zor gelmiştir. Çünkü Süleyman her işte çalışırdı. Hatta yıllarca Cuma günleri pazar masrafını Süleyman alırdı. Bir zaman pazara dahi gidemezler. Süleyman birkaç kez izine gelir. Yine baba ile beraber çalışırlar. Kadınlar Denizi’nde Aslanoğlu’nun evinde çalışırlar. Süleyman 25 aylık asker iken askerlik 30 aya iner ve altı ay evvel teskere alır. Evine gelir. O günlerde inşaat işleri de durgundur. İki usta işsiz boş otururlar. Baba, belediyede odacı kadrosu boş olduğunu komşusu belediye başkâtibi Mustafa Kayadan’ dan öğrenir. Kayadan, babaya isterse Süleyman’ı belediyeye odacı olarak alırız, der. Baba razı olur.

 

            Süleyman belediyeye odacı kadrosuna alınır. Süleyman askerde yazıcıdır. Ankara Deniz Kuvvetlerine çok yazılar yazmış, yazı tekniğini iyi bilmektedir. Belediye muhasebesinde daktilo görevi verilir. Muhasebede çalışmaya başlar. Belediyenin temizlik işlerini çöpçülerden bir kişiye yaptırırlar. Süleyman’ı bazen su abonelerinin sayaçlarını okumaya gönderirler. Tahakkuk işlerini yaptırırlar. Su ve elektrik işleri ayrıca işletmeler idaresinindir. Elektrik endeks memuru İstanköylü Hasan Efendi emekli olur. Bu kadroya Süleyman tahakkuk memuru olarak tayin edilir. Aylığı artar. Aylık net 264 liradır.

 

           Belediye Başkanlığı görevini vekâleten Özer Türk yürütmektedir. Özer Türk turizme çok önem vermektedir. Hatta kendisine “Turizm şövalyesi” ünvanı verilmiştir. Kaymakamın makam arabası yoktur. Belediyeye ait olan Willis marka bir jeep vardır. Kaymakam bu aracı kullanmaktadır. Belediye işlerini de bu araçla takip etmektedir. Mahallelerin temizliğine çok dikkat eder. Kuşadası’na yabancı devletlerden gelen misafirleri kendisi ağırlar. Onları gezdirir, hatta kendi maaşını bu yolda harcamayı bile göze alır. Bir gün Özer Türk’ün eşi muhasebeye telefon açarak belediye başkanlığı maaşının kendisine ödenmesini, Özer Türk’ün aldığı maaşı turizm için harcadığını söyler. Tabii ki bu talebi muhasebece olumsuz karşılanır.

 

        Süleyman, belediye işletmeler idaresinde tahakkuk memurluğu görevini yürütmektedir. Su ve elektrik abonman işlerini yapar. Kuşadası’nda 750 su, bir o kadar da elektrik abonesi vardır. Her ay elektrik ve su abonelerinin sayaçları bakılıp, evlere tahakkuk fişi bırakılmaktadır. Bakılan sayaçların sarfiyatları endeks defterinden tahakkuk defterine işlenmesi yapılır. Para tahsilâtı da bu tahakkuk defterinden yapılır. Bazı abone sahipleri belediye başkanına şikâyette bulunurlar. Biz bu ay bu kadar cereyan kullanmadık, bu adam fazladan yazıyor, tekrar sayacın bakılmasını istiyoruz. Su ve elektrik bakımı 15 gün kadar sürer. Bakılan sayaçların endekslerinden tahakkuk defterine işlenmesi de birkaç günde tamamlanır. Onun dışındaki günlerde yine muhasebede yazılacak yazıları daktilo ile Süleyman yazar.

 

           Bu arada şehir şebekesi için istimlâk edilen Vahit Kürek’e ait arazide su deposu inşaatı başlamıştır. Depo, İller Bankası tarafından ihale yapılmış, inşaatı başlamış, temel atılmış, temel üzeri duvarlar 150 santim kalınlığında başlayıp yukarıya doğru daralıyor. İşin İller bankası kontrolörü de sürveyan Naci Akdoğan’dır. Naci Bey, Osman Ustaya su deposu işini müteahhit işçilik olarak vermek istiyor. Metre mükap fiyatıyla, der. Osman Usta, bir gün çalışıp işin o fiyatla yapılabileceğine bakmak ister. Pazar günü Süleyman’la birlikte depo inşaatında akşama kadar çalışırlar. Akşam yapılan iş ölçülür ve o fiyatla yapılamayacağı görülür. Osman Usta yine İller Bankasının Güvercinada inşaatında yevmiye ile çalışır. Daha sonra Kirazlı Köyünde bir ev yapım işini üstlenir. Yaz günleridir. Memurlar yaz saati uygulama mesaisi yapmaktadır. Sabah 7’de başlayıp hiç ara vermeden 14’de mesai bitmektedir. Yazın saat ikiden sonra akşama kadar çok zaman olur, bu zaman içinde bir iş yapılabilir diye düşünen baba, Süleyman’dan evlerinin önünde bulunan arsaya kendisine bir ev yapmasını ister. Süleyman, ev inşaatına başlar. Yaz sıcaklarında temelleri kazar. Topladığı taşlarla ve çamur ile temel duvarlarını doldurmaya çalışır. Mesai saatlerinde belediyede görevini de yapar. Kolay değildir Kuşadası’nın sokaklarını sırayla dolaşıp su ve elektrik sayaçlarını okumak, mesaiden sonra saat 14’den akşam saat 21’e kadar inşaatta tek başına taş çekip duvar yapmak…

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: