Necmettin Tufan; “İHD Ankara Şubesi ve Ankara Barosu siz neyin peşindesiniz?”

Salı, 28 Nisan 2020

Dr. Ali Erbaş'a yönelik yapılan açıklamaları eleştirdi.


Necmettin Tufan, yaptığı açıklamada; “Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş Hocamız, Ramazan ayının ilk Cuma hutbesini Ankara Hacı Bayram-ı Veli Camisi minberinde okudu. Mekan olarak çok isabetli bir seçim oldu. Zira Türkiye Büyük Millet Meclisi de Hacı Bayram Camisinde kılınan Cuma namazı sonrası açılmıştı. Başkanımız hutbelerinin ilk paragrafını bu tarihi yıl dönümünün önemine ayırdı. Oldukça manidardı. Hutbe metninin devamında ise; toplumda huzur ve saadeti tesis etmenin esaslarına değinerek, toplumun temelini sarsan ana problemleri ayeti kerimeler ışığında çok güzel bir biçimde dile getirdi. Hocamızın İslam'ın, eşcinselliği lanetlemesi ifadesi ne hikmetse İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesini üzmüş ki, muhterem hocamız hakkında suç duyurusunda bulunulmuş.


Doğrusu çok hayreti mucip bir müracaat olmuş. Filhakika adı üstünde; insan haklarını savunmak amaçlı kurulan mezkur kuruluşun en öncelikli görevi elbette haksızlığa uğrayan insanların haklarını korumak ve savunuculuğunu yapmaktır” dedi.



“O halde İHD cidden asli görevlerini ne derece yerine getiriyor sorusunu bizzat kendilerine sormamız icap eder” diyen Tufan, “Soruyoruz kendilerine; Doğu Türkistan'da Çin zulmü altında akla hayale gelmedik işkencelere maruz kalan soydaşlarımızın, İsrail'in vahşiliğine düçar olan Filistinlilerin, Esad'ın caniliğine kurban giden Suriyelilerin, Hindistan'ın Miyanmar ve Arakanlı Müslümanlara reva gördüğü barbarlığın ve ülkemizde savunmasız on binlerce vatandaşlarımızın kanlarını oluk oluk akıtan teröristlerin karşısına geçip ‘Durun, bu yaptığınız İnsan Haklarına Aykırıdır' dedi mi? Dedin de biz mi duymadık? Oysa Diyanet İşleri Başkanımız hutbelerinde; insanlığın ahlakını, sıhhatini ve bir arda yaşama haklarını ellerinden alan kötü fiilleri dillendirmiş, aile yapımızı bozan, boşanmaları artıran, insanlar arasında güven duygularını alıp götüren ahlaksızlıkları dile getirmiştir.


Günümüzde hemen hemen tüm dünyanın huzurunu kaçıran korona virüsün bu denli yaygın ve bulaşıcı hal almasının sebeplerinin biraz da insanların hatalarından aranması gerektiği muhakkak iken, İHD Ankara Şubesinin ve Ankara Barosunun mal bulmuş mağrubi misali Sayın Başkanımız hakkında suç duyurusunda bulunması sadece kendilerinin amaçları dışına çıktıklarını göstermektedir. Sözde İnsan Hakları savunuculuğunu yaptıklarını iddia edenler, toplumun temelini sarsan, gençliği uçuruma sürükleyen, ailelerin dağılmalarına sebebiyet veren, içki, kumar, zina gibi zararlı alışkanlıkları önlemek amaçlı çalışmalar yapmanız gerekirken, sizin bu yaptığınız insan haklarını savunmak değil bizzat insanlığa balta vurmak, ailelerin parçalanmalarına ortak olmak demektir. Yani ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır' İyice bilinmelidir ki, DİVA-SEN olarak Başkanımızın yanındayız ve savunucusuyuz” ifadelerini kullandı.