New Age / Spiritüalizm / Parapsikoloji / Metafizik
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 13 Ocak 2020
BESİM ALTUNÖZ
New Age / Spiritüalizm / Parapsikoloji / Metafizik

New Age, Spiritüalizm, Parapsikoloji, Metafizik hepsi farklı anlamlar içerse de bir şeyi işaret eder. İşaret ettikleri şey; ruh, öte alem, ölüm sonrası ve enerjidir.

 

Bu kavramlar büyük bir disiplindir. Hafife asla alınmaması gerekir. Bunun yanında yüzlerce alt kavram, görüş ve organizasyon barındırır.

 

Bu işler çok masumca başlar. Önce iyi enerji, pozitif düşünce, zararsız motive edici bir ilgi alanıyken, astral seyahat, “yuvaya dönüş”, şifacılık, geleceği okuma gibi serpilir gelişir ve gönüllü kulluğa ve dahi deliliğe dönüşür.

 

Sovyet Rusya’da, Nazi Almanya’sında ve Mao’nun Çin’inde ve dahi televizyon reklamlarında mühim olduğuna inandığımız İsviçreli bilim insanları dünyasına dek öyle kürsüler kurulmuş çeşitli denemeler yapılmıştır. NASA bile bir sırlar alemidir. Misal şu UFO meselesinde tutarlı resmi bir söylem geliştirmemiş olmasına rağmen NASA’dan emekli mühim şahısların ifşalarını bazen gazetelerde okuruz.

 

Parapsikoloji’nin en alengirli alanı ise reenkarnasyondur. Duymuşsunuzdur. Dalay Lamalar’ın reenkarnasyona uğradığını ve belli soru metotları bulunduğu bilirsiniz.

 

Tabi bu reenkarnasyonun üç vatanı vardır. Tibetliler, Hintliler ve Antakya Arap Alevileridir… Bu alemde Antakya için evrene açılan kapı derler.

 

Çok masum bir merak alanıdır parapsikoloji, bir o kadar derin ve tehlikeli.

 

Türkiye’de bu işlerin piri Bedri Ruhselman’dır. Adam muazzam bir filozof. Doktor aynı zamanda. Fizik ve öte fizik alemine vakıf. Aynı zamanda kemancı. Kibarcası keman virtiözü. Türkiye’de bu alanı yasalar, çerçeveler, kurallar silsilesi haline getirmiştir. Özellikle İlahi Nizam ve Kainat kitabı ilginçtir. Bu kitap ölümünden sonra 54 yıl bir kasada saklı tutulduktan sonra yayınlanmıştır.

 

Peki şunu biliyor musunuz?

 

Ruh ve Madde, Ege Meta (ruh ve madde yayınlarından bölünmüştür), Akaşa, Drahma, Ötesi, Omega, Sınırötesi, New Age, Onbir başta olmak üzere bu alanda birkaç yada daha çok kitap yayınlamış yekün yayınevlerinin milyonlarca kitap nüshası yayınladıklarını ve sattıklarını biliyor musunuz?

 

Türkiye’de bu alanda milyonlarca nüsha kitap basılmış ve okunmuştur. Demek ki bu alana devasa ilgi var. Bununla beraber irili ufaklı, başlangıçtan ileri düzeye dek, birbiri ile bağlantılı, bağımsız binlerce organizasyon her hafta bir yada birden çok defa, bu ülke topraklarında toplantı yapmaktadır.

 

Her toplantı şu anlama gelir. Bir hoca, lider, şeyh, belirleyici, anlatıcı, adı ne denirse organize eden ve organize olan yani bir kitle var demektir. Bu sayı ortalama olarak o kadar fazla ki. Bilmeseniz daha iyi. Zaten ben de bilmiyorum. Ama çoklar.

 

Bu toplantı düzeyleri farklıdır. Basit düzeyden, celselere dek uzar. Celse işi tehlikelidir. İleri boyuttur. Celse demek bir nevi başka alemden bilgi almak demektir. Hatta vahiy bile denebilir, metot olarak vahiy, söylem ise başka alem bilgisi…

 

Bu işlerde çok popüleri olan da var. Hiç bilinmeyen, tanınmayan ama derinlikli insanlar da var.

 

Cemalnur Sargut kentli eğitimli insanlar arasında müthiş popülerdir. Tasavvuf ve Mevlana’yı da kavramların içine katarak bir hikaye oluşturmuştur. Bunun yanında adı sanı bilinmeyen kendi dünyasında filozofça çalışmalar yapmış insanlar da vardır.

 

Mevlana demişken şöyle bir cümle kurmakta fayda var. Mevlana son yarım asırdır parapsikoloji alanına sokulmuştur. Bildiğimiz metinlerden bilmediğimiz manalara varılmaktadır.

 

Bu işler hep Platon’nun işleridir… Plato’nun mağara alegorisi, gölge ve gerçek, batin ve zahir önermesi bir kaynakçadır.

 

New Age, Spiritüalizm, Parapsikoloji, Metafizik yalan değil, gerçek değil.

 

Mesele şu, aklına güvendiğim birçok arkadaş bu yola girmiş, kimi bu yolda kaybolmuştur. İşte tehlike de burada. Bu yolda kaybolmak, bilginin altında ezilmek ve bilgileri ayıklayamamak yıkıcı… Biri çok filozof düzeyinde arkadaşım bu alanda kafa yormakta kimisi bu alanda kaybolmuş.

 

Aslında, 2020 yılının ilk yazısının bu alanda olması daha bir kederlidir. Bu alanda kaybolan arkadaşlarıma bir ağıttır bu yazı.

 

Bu alan biz Antakyalılar içinse çocukluktan oluşan bir kültürdür. Biz zaten mevzunun içindeyiz, ortasındayız, mevzunun kendisiyiz.

 

Neylersin…

 

İnsan bir radyodur, hangi frekansı açarsa, onu çalar.

 

Neylersin…

 

“Hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır.” (İsmet Özel)

 

Neylersin.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ