RODOS’TAN KUŞADASI’NA (9)
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 25 Ocak 2021
HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı
RODOS’TAN KUŞADASI’NA (9)

              Şubat 1969’da arkadaşım Öğretmen Çetin Erten’le birlikte Ankara’ya gittik. Türkiye Öğretmenler Sendikası öğretmenlerin özlük hakları konusunda Tandoğan meydanında eylem düzenledi. Tös Kuşadası şubesi adına eyleme katıldık. Yurdun her yerinden gelen öğretmenler görülmemiş bir kalabalık oluşturduk. Başkan Fakir Baykurt konuşma yaptı. Halaylar çekildi. Öğretmenlerin geçim sıkıntısı, kendisini geliştirmek için okuyamadığını, okulların araç gereç eksiklikleri, lojman yetersizliği, karı koca öğretmen olup da ayrı şehirlerde çalışanların durumları, sağlıksız yerlerde kaldıkları, çocuğunu okutmak için merkezlere tayin edilmeleri konularında konuşmalar yapıldı. Pankartlar taşındı.

            Dörtleri, daha sonra beşleri okuturken sabahları bir saat erken okula gelirdim. Erken gelen öğrenciler ders zili çalıncaya kadar okul araçlarını inceler, eksik ödevlerini yaparlardı. Köylerde çocuklar aile işlerine katkıda bulunur, sonra okula gelirlerdi.

            Son dersten sonra beşler on dakika daha okulda kalırlar. Hizmetli hazırladığı talaşı çabuk çabuk dersliklerin tabanına atar. Yerini bilen öğrenciler talaşları süpürürler. Tabanlar mis gibi çam kokar. On dakikada her yer pırıl pırıl olur.

            Giriş kapısının sol tarafı çiçek saksıları ile dolu. Müdür Faruk Barça biz derste iken onları yaz kış yetiştirir, bakımını yapar. Çiçekçiliği hepimize sevdirirdi.

            Müdür, okulun kuzeye bakan salon pencerelerini söktürdü. Dışarıya doğru üç metre eninde sökülen pencerenin boyunda sahne yaptırdı. Çeşitli gösterilerde öğrenci sandalyelerini dışarı çıkarıp girişi salon olarak kullandık. İlk deneyi benim nikâhımda yaptık. Daha sonra müzik, milli oyun, müsamere, film gösterileri, her akşam televizyon izleme hizmetleri yaratılmıştı.

            Yerel seçimlerde muhtarlık belediyeye dönüştü. Muhtarımız İbrahim Saka’yı belediye başkanı seçtik. Belediye teşkilâtı kuruldu. İsmet Genç muhasebe ve yazı işleri müdürü oldu. Kuşadası belediyesinden edindiği bilgilerle zaman içinde zabıta, memur, hizmetli kadrolarına memur ve işçi alındı. Kuşadası Belediyesinden Hüseyin Arın’ın çok yardımı oldu. Defter, dosya, tutanak, bütçe, makbuz v.s. işlerini İsmet Genç’e öğretti.

            Caminin yanındaki çamlık alana iki katlı belediye binası yaptırıldı.

            Mayıs 1969’da Faruk Barça bana evlenmem için Düriye’yi buldu. Düriye’nin ninesi, babası, annesi ile tanıştım. Kendi anama babama ben bir kız buldum evleneceğim dedim. Bir araba dolusu insanla İzmir’e kız istemeye gittik, verdiler. 15 Haziran 1969’da okulun salonunda nikâh yaptık. Kocakafa’nın taş evini tuttum. Temizledim, badana- boya yaptım. Alınan eşyaları yerleştirdik. 21 ağustos 1969’da Tariş’in karşısındaki Sibel gazinosunda düğün yaptık, evlendik. İki yıl taş evde kaldık. Mehmet o evde doğdu. Daha sonra Hediye ninemizin evine taşındık. Mehmet’ten beş yıl sonra Sami doğdu. Kuşadası’na tayin oluncaya kadar ninemizin evinde yaşadık.

            Cafer Kurtuluş okula siyah beyaz bir televizyon aldı. Her akşam haberleri dinlemek için halk okula geldi. Bu gösteri bir süre devam etti. Kahvelerde, evlerde televizyon çoğalmaya başlayıncaya kadar sürdü.

            23 Nisan 1973’de müsamere yaptık. Her sınıf bir gösteri sundu. Öğrenci korosu, şiir, fıkra, monolog, milli oyun v.s. En son piyes gösterisi sunuldu.

            Beşleri okutuyordum. Kuşadası Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne Mayıs 1973’te atandım. Her gün mobiletle Kuşadası’na gider oldum. Aydın Halk Eğitimi Başkanı bana bir dosya verdi. Teşkilâtı kur, dedi. Zamanında ortaokul olarak kullanılan şimdilerde Çocuk Kütüphanesi, üst katı İlköğretim Müdürlüğü olan binanın üst katındaki boş odaya yerleştim. Bir süre sonra üst kattaki salonu böldürttüm, bir odam daha oldu. Duvara Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tabelası yazdım, astım. Bu arada halk eğitimi nedir, merkezlerde neler yapılır konusunda Aydın’dan edindiğim kitap, broşür, dergi gibi yazılı kaynakları bulup okudum. Örgün Eğitim: Okullarda verilen eğitim. Yaygın Eğitim: Kurslarda gösteri, panel, anma, kutlama gibi halka sunulan yeri, süresi, sunucusu, eğiticisi ihtiyaç anında tespit edilen eğitim.

            Yapacağım hizmetle ilgili konularda kendi kendimi eğittim.

            Aydın’dan bulunduğum binanın hangi alanlarının halk eğitimi hizmetlerine devir edilmesi gerektiğini, devir teslim, valilik kararları yazılarını aldım.

            Buna göre, binanın üst katta böldürttüğüm oda müdür odası, bitişikteki boş oda eğitim odası, aşağıdaki sahneli çok hizmetli salon çocuk kütüphanesinden halk eğitimine, arka bahçe ve derslik halk eğitimine devir işlerini tamamladım. Maaşımı öğretmen olarak alıyordum. Bordromu kendim hazırlayıp müdür olarak maaşımı almaya başladım.

            Bütün bunları 1973 Mayıs’ından Ekim ayına kadar öğren-yap-karar aldır-kur-uygula yöntemleriyle yapıp tamamladım.

            İlden bir yazı geldi. Acele Kuşadası Halk Eğitimi hizmetleri kurulu yıllık çalışma raporunu yap, gönder… Hemen ilçe halk eğitimi kurulunda kimler bulunur onu öğrendim. Kaymakamın başkanlığında belediye başkanı, ilköğretim müdürü, sağlık müdürü, ilçe tarım müdürü, mal müdürü, özel idare memuru (muhtarlar adına) toplanılır. Birlikte yapılacak işler konuşulur, kararlar alınır… Kaymakamla konuştum, gün tespit ettik. İlgili yerlere toplantı yazısını elden götürdüm, konuştum, davet ettim. Hayırlı olsun, geliriz dediler. Toplantıya kaymakam gelemedi. Diğer daire müdürleri geldi. Çalışma alanımı, yapacağım hizmetleri, halka nasıl duyuracağımı, hangi kursları açacağımı, yerlerini, tarihlerini tespit ettik. Yıllık halk eğitimi çalışma raporu örneğini Aydın Halk Eğitimi Başkanlığına gönderdim.

            Kısa zamanda başladığım faaliyetler:

            Tiyatro ve halk oyunları (Gece salonunda)

            Okuma-yazma kursları (Devrim ilkokulu ve köylerde)

            Film gösterileri (Kirazlı, Davutlar köy sinemalarında)

            Öğrencilere eğitici filmler (Dar film makinesi temin ettim)

            Yabancı dil kursları: İngilizce, Hasan Tonbul. Almanca, Aclan Hekimoğlu. Fransızca, bir beyefendi… Dil kursları gece merkezde…Davutlarda : İngilizce, Niyazi Eren.

            Konservecilik kursu Davutlar’da…

 Yapılacak her faaliyet halka belediye hoparlörleriyle ve yerel gazetelerle duyuruldu. Kayıtlar yapıldı. Kursları bitirenlere belge verildi.

İzmir Karşıyaka Halk eğitimi merkezi salonunda yapılan müdürler toplantısına katıldım. Ankara’dan gelen genel müdürümüz Mehmet Irmak Türkiye genelinde halk eğitimi faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Kuruluş aşamasında olduğumuzu;

-Yer ve bina,

-Ödenek         

            -Öğretmen, memur ve hizmetli,

            -Araç-gereç, malzeme v.s. ihtiyaç sorunlarımızın olduğunu anlattı. Salonda Kuşadalı müdür arkadaş, diye seslendi. Arkalarda idim, ayağa kalktım. Yanına çağırdı, gittim. Adımı sordu. Atandıktan bu yana neler yaptığımı, kafamda neler planladığımı sordu. Seri halde hepsini anlattım. Ödenek gelirse Devlet Malzeme Ofisinden almak istediklerimi, memura ihtiyaç duyduğumu ilettim. Teşekkür etti. Bize özveriyle çalışacak arkadaşlar gerek, sıfırdan istedikten sonra neler yapılacağını şimdi duyduğunuz gibi yapalım, yaratalım, dedi.

            Bazı arkadaşlarım çalıştıkları ilçede bir okulun odasında sıkışıp kaldıklarını, bize o yok, bu yok diye yazılar yazdıklarını oysa araştırıcı, yaratıcı, bulucu olunması gerektiğini bildirdi.

            Ödenekler gelmeye başladı. Arkadaki dersliği tamir ettirdim, ikiye böldürdüm, iki dersliğim oldu.

            Dikiş öğretmeni atandı. Kurs açtık, başladı. Yazı işlerine memur atandı. Daktilo, masa, sandalye bulduk, başladı. Sınavla hizmetli aldık, başladı.

            Milli bayram törenlerinde gelen çelenkler Atatürk kaidesinin etrafına, yere konuyordu. Demirciye ayaklı çelenk yaptırdım, kaymakama gösterdim, mevsim çiçekleriyle bezenince güzel olacağını gördük, beğendi. Çelenk getiren kuruluşlara yazı yazdık, ayaklı çelenkler yaptırıldı. Bayramlarda kullanılmaya başlandı.

            Kuşadası’nda arsa-bina kooperatifleri ile dernekler çoğalmaya başladı. Kaymakam bir yazıyla bunların tasnif edilmesini, dosyalanmasını, genel kurul toplantılarına hükümet komiseri olarak katılmamı istedi. Bazen ben, bazen özel idare memuru Çetin Doğu kaymakam tarafından görevlendirildikçe hükümet komiseri olarak bu toplantılara gittik. Kooperatif ve dernekler dolabına dosyalayıp sakladım.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: