"SİNEMA'NIN GELECEĞİ"
Yayınlanma Tarihi: Perşembe, 11 Ekim 2018
İBRAHİM ERGÜL - YAPIMCI YÖNETMEN

 

Şöyle hayal edin..!


Kendi evinizdesiniz. Sinema odası...


Yazılımdan sinema filmi seçiyorsunuz. Seçtiğiniz film 64K ve 3(plus)Dimenson Hologram olarak cihazına yükleniyor. Başlığınızı takıp özel koltuğunuzla Bluetoot (3-4-5-6-7) bağlantısını yaptınız. 


DUECORN ENTERTAINMENT SUNAR yazısı tepenizden geçti.


Jurrasıc Dünyadasınız. Ama herşeyinizle, elleriniz, yakışıklı/güzel yüzünüz, hatta saçlarınız normalden daha pırıl pırıl ve göz alıcı. tüm vucudunuzla 42.000 yıl öncedesiniz. Dinazorlar gerçek(!) Yani Gerçekliği artırılmış Virtual Realty . Matrix gerçek oldu sanki..!
Bu filmde başrol sizsiniz. Oyuncuları siz seçtiniz. Macera senaryosu yüklü, ister senaryoyu biliyorsunuz ister sürpriz olsun.


Nehre girdiniz. Suyun serinliğini hissedip yosun kokusunu kokladınız. Derken sudan timsah çıktı. Kolunuzu ısırdı. Bağarsaklarına dokunuyorsunuz. Ama canınız acımıyor..!


Uzun süredir makale yazmıyordum. "Sevgili Sinemaseverler"

 


Film girişi gibi makale girişi yapayım dedim.


Dünya değişiyor. Değişmekte ne kelime, resmen eksen kayıyor..!


Bak Netflix çıktı. Amazon yakında hazırlanıyor. Türkiye de Blu tv, Puhu tv alıp başını gidiyor. 20 sene sonra kumanda/yönetim şimdiki velet'lerin elinde olacak. YouTube kendi fenomenlerini yaratıyor her ülke de.


Türk televizyonlarının özele geçişine şahit bir nesiliz biz. Ben küçükken (ilkokul) mesela akşam 5 de okuldan eve gelirdim ve akşam 6 ya kadar siyah beyaz TRT'nin açılışını beklerdim. Anıtkabir, askerler yürüyor. Ve İstiklal Marşı. Ardından HEIDİ başlardı. Çıplak ayaklı Heidi'nin Peter'le olan maceralarını siyah beyaz ve karıncalı seyrederdik.


Yakında bir gece oturup 10 bölümünü birden bir gece de tüketecek Türk Süper kahramanlarını Holywood kalitesinde izleyeceksiniz.


Tarih tekerrür eder.


Sakın Türk Sinemasının 70'lerin sonunda 80'lerin başında düştüğü Porno batağını unutmayalım.


O zamanlar Sinema çekimlerinin mantığı şuydu. Sinemacı ( Sinema Salonu Sahibi ) Yapımcıya seçtiği oyuncuların oynaması şartıyla önden bono verirdi. Bonoyu alan Yapımcı bu çeki ( bono ) ortaya koyarak, setinden tutun kameramanı, oyuncusu hatta senaristi bu vadeli çekten pay alırdı. Filmin gişesi ise tamamen yapımcıya kalırdı. Bizim yapımcı da sanattan anlamadığı için! kazadıklarını lükse, kadına yatırırdı. Çünkü yine bono vererek yine deli paralar kazanabilirdi!!!
Hep aynı bono, aynı rakam ...


Mesela şimdinin 90 bin lirası...


Kazandığı neydi? 9 milyon lira...


Yeni çekilecek filme kaç lira aktarıldı?


Yine 90 bin lira...


Seyirci artık yemedi. Sinema salonlarını terketti.


Sinemasında seyirci bulamayan sinemacıya Yapımcı yeni ve orjinal fikir getirdi.


Bu neydi? Porno filmi...


Alçak yapımcılar o zaman setinden oyuncusuna kadar herkesi Porno batağına bıraktı..!


Şimdi de aynı tehlike söz konusu olabilir...


Yapımcılar Zengin oluyor ama Eşkiya filmi ile yeniden dirilen Türk sinemasına yeni kota koymaları gerekir. 


Cem Yılmaz yapmaya çalışıyor. Çünkü o bir sanatçı yapımcı. Bir ara Yılmaz Erdoğan


Şu sıralardaki dizileri çeken yapımcılar yakında duvara toslayacaklar.


Çünkü geleceğin potansiyel seyircileri şu an da yeni doğdu. Şu an da en çok sevdikleri ve izledikleri tek program REKLAMLAR...


Yanlış duymadınız Reklamlar. 


Çocukların dikkatle izledikleri tek şey şu anki reklamlar.


Hızlı Kurgu, Green Screen de yapılmış animasyonlar...


Bundan 20 yıl sonrasının sinemasını seyretse idiniz. Hızlı kurgudan dolayı birşey anlamayacaktınız.


Bizim nesil de Bruce Willies ile Armegedon'u seyretti. Ondan önceki tüm filmlerin kurgusundan daha hızlı idi. Video Klip hızına gidiyoruz. Ama önceki kurgu mesela şöyleydi.


Ahmet Annesinin hasta olduğunun haberini alır.


İş yerinden çıkar arabasına biner.


Arabası havaalanına bırakır.


Havaalanından uçakta iken görürüz.


Adana'ya iner.


Taksi çağırır.


Annesinin yattığı hastaneye gider. Annesini görür.

 

Yeni kurgu artık şöyle...


Ahmet annesinin hasta olduğunun haberini alır.


Ahmet hastanede annesinin odasına girer.


Aradaki sahneler hep çöp..!

 

Peki 20 sene sonra daha da nasıl hızlanacak?


O'nu da yeni senaristler bulsun..!

 

Merak etmeyin sinema gelecekte de elbette var olacak...


Nasıl olabileceğini de yazının başında vermiştim zaten...


Bizler Evrim geçirdiysek, Sinema da Evrim geçirmeye devam edecek.


Sinemanın en son evrimi şöyle tamamlanacak.


Yapımcı, ( Yaratıcı/Programcı/Öğretmen/Rabb ) sizin Yönetmen, Senarist ve Oyuncu olarak çektiğiniz filmi izlettirecek..!


Belki de şu an da öyle bir an'dır. Bilemezseniz..!


Esen kalın, Sevgiyle kalın...


Sevgideğerler...

 

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ