TÜRK TARİHİNİN İLK CUMHURİYETİ(BATI TRAKYA TÜRK CUMHURİYETİ)
Yayınlanma Tarihi: Pazartesi, 11 Kasım 2019
DOĞUŞ POLAT
TÜRK TARİHİNİN İLK CUMHURİYETİ(BATI TRAKYA TÜRK CUMHURİYETİ)

 

Türk tarihindeki en eski Türk Cumhuriyeti bilindiği üzere Türkiye değildir. Fotoğrafını gördüğünüz Batı Trakya Türk Cumhuriyetidir.

 

Bayraktaki yeşil İslamiyeti simgeler,siyah ise Balkanlarda Türklerin yaşadığı zülmu simgeler.Kuruluşunda Enver Paşa, Kuşcubaşı Eşref ve Süleyman Askeri Bey büyük görev almıştır.

 

Başkenti Gümülcine olarak belirlenen devletin başına da Hoca Salih Efendi getirilmiştir. bir oldubitti ile aniden kurulan bu devletçik, başta Osmanlı ve Bulgaristan olmak üzere tüm dünyada büyük şaşkınlıkla karşılanmıştır.Birinci Balkan savaşında Batı Trakya, Tekirdağ,Çorlu ve Edirne gibi şehirlerin kaybedilmesini hazmedemeyen önde gelen vatanseverler 5.000 kişilik bölgede oluşturulan gönüllü askeri birlikler ile birlikte adeta mucizeler yaratmışlar,önce marmara Ereğlisi, sonra muratlı alınır, Tekirdağ, Çorlu, Kırklareli çorap söküğü gibi tekrar asli sahiplerinin eline geçer. hedef Edirne’dir ve artık geri dönüşü yoktur. düşman Edirne’den önce Lüleburgaz’da toparlanmaya çalışmaktadır ancak tutunamaz, önde bir avuç gönüllü birlikler, arkada ağır aksak ama gururla gelen düzenli ordu olmak üzere hedefe Türklerin kutlu şehri Edirne konulur ve 21 temmuz 1913 tarihinde başta Enver bey olmak üzere gönüllü birlikleri hedefe ulaşır. ülke bayram yerine dönmüştür, Selimiye’nin ev sahibi, Osmanlı’nın İstanbul’dan önceki payitahtı tekrar sahiplerine kavuşmuştur. Türkleri midye-enez hattına mahkum etmek isteyen batılıların planları ters yüz olmuş, şimdi de Edirne’den ileriye geçilmemesi için çağrı üzerine çağrı yapmaktadır Osmanlı’ya.

 

Türk topraklarını ve Edirne’yi hızla boşaltan Bulgaristan bu sefer diğer 3 devletle kavgaya başlamıştır. gönüllü birlikler bu fırsatı değerlendirmek üzere ilerlemeye devam etmek istemektedirler. Gümülcine’nin boynu bükük, Dedeağaç’ın gözü yaşlı, İskeçe mahzun ve Kırcaali öksüzdür.

 

Eşref bey yoluna devam ederek Sofya’ya kadar gitme taraftarıdır, Enver bey ve hatta hükümette bu düşüncededir ancak, imkansızlıklar ve gerçekler farklıdır. Edirne’nin tekrar sınırlarımıza dahil edilmesi her şeye değerdir, ancak Avrupalının gözü tamamen Osmanlının üzerindedir artık duracaksın demektedirler. Avrupalılar hükümete, hükümet de Enver bey’e artık durmalısınız demekte ve aba altından sopa göstermektedir. hatta Edirne’nin derhal boşaltılarak Londra antlaşması gereğince midye-enez hattına çekinilmesi yönünde baskı yapmaktadırlar.

 

Baskılar karşısında İstanbul’dan gönüllülere yapılan yardımlar son bulmuştur ve fiili olarak kendi olarakta kendi hallerine bırakılmışlardır. Edirne’nin batısına geçilmiş ve her gün yeni köy ve kasabalar alınmasına rağmen Osmanlı bu alınan yerlere sahip çıkmayacağını açıklamıştır. nefes alacak durumu yoktur devletin, bir tarafta ağır yenilginin faturası, bir tarafta balkanlardan gelen göç kafileleri, bir taraftan ve en önemlisi de Avrupa’nın şiddetli baskısı.

 

31 ağustos 1913’de gönüllü birliklerin komutanı kuşçubaşı eşref bey; ve maiyetinde bulunan arkadaşlarını, bölge halkının önde gelenlerini toplayarak, bir değerlendirme yapar ve; Osmanlı imparatorluğunun uluslararası baskılar sonucu bu topraklara şimdilik sahip çıkamadığını, ancak günün birinde mutlaka yeniden geleceklerini ifade ederek, geçici bir süreliğine de olsa bölge halkının kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesinin en doğrusu olacağını belirterek, “batı trakya bağımsız hükümeti” isminde bir devlet kurulmuştur.

 

Edirne’nin kilometrelerce uzağında yaklaşık 5.000 gönüllü birliği ile her gün her saat yeni bir destan yazmaya devam etmektedir kuşçubaşı eşref ve kahramanları. Bulgar zulmünden bıkan halk akın akın gönüllülere katılmaktadır bir taraftan. kurtarılan yerlere yeniden can gelmektedir, ancak Osmanlı devleti yukarıda izah ettiğimiz üzere sahip çıkmamaktadır. halkın ihtiyaçlarına cevap verecek bir idari ve adli bir yapıya ihtiyaç vardır. sırasıyla Kırcaali ve Gümülcine de Bulgarlardan arındırılır ancak, ;İstanbul’dan ardı arkasına haberler gelmeye başlar. harekatın derhal durdurulması ve Edirne’nin 30 km batısından çizilecek sınır ile yeni bir antlaşmanın yapılmasının an meselesi olduğu, söz konusu antlaşmanın yapılması için eşref bey’in başında bulunduğu gönüllü birliklerin derhal yurda dönmesinin şart olduğu ısrarla belirtilmektedir.

 

Bati_trakya_bayrakbatı trakya bağımsız hükümeti ismiyle tekrar fethettiği yerlere aniden bir devlet kurarak vazifesini tamamlayan eşref bey ve ekibi, teşkilatı mahsusanın vereceği yeni görevler için yurda döndükten yaklaşık 3 ay sonra 2. balkan savaşı da son bulmuş ve Bulgarlar da derhal yeni kurulan devleti ortadan kaldırmak üzere harekete geçmişlerdir. ekim ayı başlarında başlayan Bulgar saldırılarına karşı yaklaşık bir ay direnen bu yeni devlet, hemen teslim olmamış Türk’ün karakteristik özelliğini burada da yansıtmıştır. Bulgar hükümetinin aracı olunması ve daha fazla kan dökülmemesi için Osmanlı’dan yardım istemesi üzerine, miralay cemal bey bölgeye gönderilir ve Bulgar generali lazarof’un başında bulunduğu kuvvetlere yerel halka iyi davranılması ve eşit muamele taahhüdünün alınmasıyla bir Türk devleti daha tarihten silinir. Ve bu yazdıklarımın tamamı tam 57 gün içerisinde gerçekleşmiştir.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: