Varlık Fonu
Yayınlanma Tarihi: Perşembe, 23 Ocak 2020
FAİK AKÇAY
Varlık Fonu

Yönetim Kurulu Başkanlığını Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başkan Vekilliğini de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yürüttüğü Türkiye Varlık Fonu Yönetim Anonim Şirketi, 15 Temmuz 2016 tarihinden 1 ay 4 gün sonra, 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla kurulmuş bir kurum.

 

Bu yasa 26.08.2016 tarihinde 29813 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi(1).

 

Yasanın 1.maddesinde kurumun amacı şöyle belirlenmiş:

 

“Bu Kanunun amacı sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin (Şirket) kurulması, yönetimi ve faaliyetlerine ilişkin esasları düzenlemektir.”

15 Temmuz 2016 olayının arkasından siyasal yönetim yanında, ekonomik yönetim de devletin egemenliği altına sokulmuş bulunmakta.

Varlık Fonu’na yurtiçi ve yurtdışında yapamayacağı hiçbir ekonomik etkinlik olamayacak biçimde geniş bir çalışma alanı belirlenmiş durumda.

Varlık Fonu’nun denetimi yasanın 6. Maddesinde şöyle saptanmış:

“MADDE 8 –

 (1) Bu Kanuna göre kurulan Şirket ve Türkiye Varlık Fonu ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, bunların kazanç ve iratları üzerinden 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak vergi kesintilerini de kapsar.

(2) Şirket ve Türkiye Varlık Fonu ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaftır.”

Bu kurumun uygulamada yeterince denetlenemeyeceği açık.

8. maddede, “Bu Kanuna göre kurulan Şirket ve Türkiye Varlık Fonu ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır” denilerek, bu vergiyi veren kurumların Türkiye Varlık Fonu ve şirketleriyle yarışma olanakları ortadan kaldırılmış bulunmakta.

Kurum, ekonomik piyasada özgür biçimde yarışma koşullarını ortadan kaldırmış durumda. Serbest piyasa koşullarının işleyişini engellediği açık.

Bu yasaya uymamanın, denetimden geçmemenin belirtilmiş bir yaptırımı yok.

Ülkenin bu denli yasa dışı yollar, yöntemlerle yönetildiği hiçbir döneme tanık olmadık.

Cumhurbaşkanının eylemleri, TBMM denetiminde değil. Varlık Fonu’nun başkanlığını Cumhurbaşkanına verirseniz, bu fonun denetlenmesinin yapılamayacağını baştan bilmiş olmanız gerekmekte.

Ekonomiyi devletin denetimine sokmanın önemli bir aracı durumunda.

Denetim yönünden sıradan bir anonim şirketin denetiminden farksız ama vergileri olmayan ayrıcalıklı bir şirket.

Yürütülmesi 13. Maddesiyle “MADDE 13 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür” biçimindeki düzenlemeyle, Bakanlar Kurulu’na bırakılan kurumun, kişisel isteklere göre yönetilmesinin önü açılmış durumda.

Cumhurbaşkanına, Türkiye Varlık Fonu’nu öyle değil, böyle yönet ya da yönetiminizde bozukluklar var diyecek bir bakan çıkabilir mi?

Türkiye Varlık Fonu, isteğe bağlı, hiçbir şeyden çekinilmeden, bir çiftlik mantığıyla yönetilebilecek bir kurum durumunda.

Bu yasa çıkarılırken ağzını açmayan, yeterli kamuoyu oluşturma çabasına girmeyen siyasal partiler, şimdi kuruluşun çalışmalarıyla ilgili raporlar, Ekim ayına dek TBMM’ne gönderilmeliydi gibi, hiçbir çözüm getirmeyecek sözler söylemekteler. Zamanında böylesine demokrasi dışı bir mantık ürünü olan yasa, böyle bir kurum olamaz diye karşısına dikilmeleri gerekirdi.

Bir kez daha “atı alan Üsküdar’ geçmiş” bulunmakta.

-------------------------------------------

(1) www.resmigazete.gov.tr eskiler › 2016/08

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ
Bizi Takip Edin: