YARADANI HİSSETMEK
Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, 15 Nisan 2020
ZİHNİ GAYMALI
YARADANI HİSSETMEK

Yaradanı hissetmek aslında bize bu virüs...yozlaşan toplum değer yargılarımızın, hızla tükettiğimiz bir süreçte tokat gibi gelmesi ne denli kıymetli ve de anlamlı olduğudur...

 

Hiç kuşku yoktur ki insanlık, her şeyi elde etmenin, bitmek bilmeyen sapkın doyumsuz arzularının da bedelini bugünlerde fazlasıyla ödüyor olduğudur...

 

Özellikle "aile" kavramının son 20 yılda hızla çöktüğü dünyamızda, en acı olan ise en önemli makam olan, anne kavramının da değerini, bu yozlaşma neticesinde yitirmesidir..

 

Şüphesiz erkek çoğunluğu değerlerini , değerli kadınlarımızdan çok önce kaybettiğidir..

 

Kadın bir çok duygusunu bastırırken, toplumda baskın olan erkek, kadına göre hep daha özgür ve bilinçsiz fütursuz olduğudur.

 

Ancak dünya insanlığı 1990 soğuk savaşın bitimiyle, Sovyetler birliğinin çökmesi neticesiyle sosyalizmin de çökmesi bileşkesinde , dünya nın tümünü ele geçiren egemen güçlerin oluşturduğu yeni dünya düzeni ve bilişimin de gelişmesiyle , maalesef ki tüm dünya kadınları , yıllarca süre gelen bastırılmış ihtiraslarını, daha özgürce ve aile kurumuna zarar verecek şekilde yaşamaya başlaması, evrenin tek yöneticisi olan , yaradanımızı da harekete geçirmiş, artık durun demektedir...

 

Bilmiyorum insanlık bugünleri nasıl okumaktadır ?

 

Bana göre bu durum, yaradanın eli gerçekliğidir.

 

Günümüz son on yılda öyle bir hâl almıştır ki, genel evler artık iş yapamaz hâle gelmiştir...Zira insanlık bu ortamları artık her yerde geliştirebiliyor, sapık çarpık ilişkiler ise gün be gün hızla çoğalıyordu.

 

Hiç tereddütsüz insanlığın bu denli yaydan çıkmaları, her şeyi kolay elde etmeleri, sevgisizlik ve mutsuzluğu da getirdiğidir.

 

Çevremize bir bakalım dinci dinsiz kim mutlu dur?

 

Maalesef ki çoğunluğumuz mutlu değildir...

 

Çünkü inançlı olalım olmayalım hangi ideolojiye mensupta olsak, başta tüm sosyal ilişkilerimizde samimiyet ve ihlasın tüketilmesi , çıkar üzerine kurulan diyalogların bu gün hepimizin mutsuz olmasına vesile kıldığıdır.

 

Kuşkusuz bütün bu yaşananlardan sonra, yaradan toplumlarda yaşanılan, bu kavram çöküşüne bir pandemi ile nokta koymaktadır.!

 

Diyelim ki bu bir biyolojik savaş, şüphesiz bu da yaradanın evren enerjisi ve varlık gücü olduğudur.

 

Açıkça beyan etmem gerekiyorsa bu günlerde insanlık ektiğini biçmektedir.

 

Ne olur değerlerimizi koruyalım evlatlarımıza para değil daha yaşanabilir, kavramların ve değerlerimizin çökmediği bir dünya bırakalım.

 

Mutlu olmak için sebebimiz o kadar çok ki, güneş, doğa , deniz ve temiz hava ve de SAĞLIK gibi...

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ