YENİ BİR GÖREV YENİ BİR LİMAN
Yayınlanma Tarihi: Salı, 28 Mayıs 2019
S. TAĞMAÇ SARAÇOĞLU
YENİ BİR GÖREV YENİ BİR LİMAN

Masmavi bir dünya düşünün olabildiğine sessiz günlük telaşlardan uzakta ve sınırsız… Uçabildiğiniz, yeni canlılar tanıyıp onların meraklı bakışları ve ürkek tavırlarıyla adeta selam verip devam ettiği.İçerisinde yaşam olan bir dünya ve bu dünya’ ya yabancı olan bizlerden ibaret. Keşfetme merakı ,huzuru, tarihi ilhamı içinde barındıran mevcudiyetini ebediyete taşıyan denizlerimiz.Pek çoğumuz karadan baktığında bile huzuru bulur denizde. Hayal etse bile mutluluk verir deniz.Bazen hiç görmeyen çocuğun çizdiği resminde bile karşılaşırız bu dünyaya. Hayatın yaşadığımız karalardan ibaret olmadığının en somut örneğidir 4 te 3’ünün sularla kaplı oluşu ve bunun %97,5‘lik kısmının deniz, okyanus vb. %2,5’inin içilebilir su kaynakları olması Derin mavide bir balık olup sürüklenip gitmek diğer balıklarla yüzmek ister daldıkça insan. Bu serüven hiç bitmesin diye alınan keyfi yaşanılan anları dolu dolu yaşar nezaketle yaklaşır ev sahibi balıklara , o dokuya ve tarihe .Her seferinde misafirlerine eşsiz bir tecrübe yaşatan bu büyülü atmosfer değişen canlılarıyla biz dalıcılara hep süprizlerle cezbedip keşfetdilmeyi istiyor. Dünya da ve ülkemizde doğal resiflerin yanında yapay resifler ile sualtı yapısına zarar vermeden denizlerde balık ve diğer canlıların popülasyonları arttırılmak istenmektedir. Yapay resif kullanımı aslında yeni bir oluşum değildir.

 

Binlerce yıl önce Antik Persler Dicle Nehri’nin ağzında yapay resif inşa ederek Hint korsanlarını engellemek için blokajlar oluşturmuşlardır. Yine Kartaca ve Roma Cumhuriyeti arasında (M.Ö.264-241) yıllarında gerçekleşen Birinci Pön Savaşı sırasında Romalılar düşman gemileri yakalamak için Sicilya’da Kartaca liman ağzına bir resif inşa edip adayı Kartacalılardan almıştır. 17.yy. da Japonya ‘da inşa edilen yapay resiflerde balık verimini arttırmak veya algakültür için moloz ve kayaları kullanmışlar yosunları büyütmeyi hedeflemişlerdir. ABD Güney Karolina ‘da 1830 ‘larda balıkçı kulübeleri çevresinde sularda balıkçılığı geliştirmek için yine yapay resifler birbirine geçmiş ağaç dalları kullanılarak yapılmıştır. Bugün artık yapay resif olarak eski buzdolapları , oturma bankları , alışveriş arabaları , hurda araba iskeletleri çalışmayan tarım makineleri kullanılmış insan yapısı ürünler deniz yaşamını geliştirmek için zararlı tüm metaryellerden arındırılıp balıklar için yeni bir yuva ve yaşam alanı inşa edilmek istenmektedir. Artık yapay resiflerde eski metro vagonları , eski muharebe tankları , zırhlı personel taşıyıcıları , gemi vb. ulaşım araçları ile hem sualtı yaşamı zenginleştirilmekte hem de batırılan bölge dalış turizm’ i açısından geliştirilmektedir.

 


Ülkemizde ilk olarak 80 li yıllarda yapılan yapay resif çalışması Ege Üniversitesi Hidrobiyoloji Enstütüsü tarafında denize beton ve metal malzemeler bırakılarak yapılmıştır. Bu gibi birçok çalışmalar yapılmasına karşın bilimsel olarak ilk çalışma İzmir Urla hekim adasında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmayla denize kübik betonlar bırakılmış su altı hayatı gözlenmiştir. Bugün birçok denizimizde uygulanmakta olan yapay resif çalışmalar bilimsel açıdan önem arz etmekle birlikte hatrı sayılır verimlilikler verdiği gözlenmektedir. Kolay bir uygulama değildir yapay resif çalışmaları. Meşakkatli ve yorucu çalışmalar sonucu ortaya çıkan bir emekler bütünüdür.Yapılan tüm araştırmalar sonunda , ticari faaliyetlerin , devlet kontrolüyle kıyı belediyeleri , idari kurumlar (Valilik, Kaymakamlık) , Sivil toplum kuruluşları , Su ürünleri kooperatifleriyle yapılan yapay resif projeleri ön çalışma raporlarının hazırlanmasıyla hayata geçirilmeye başlanır. Yapay resifin hizmet edeceği amaç yapılacak resifin şekli yapısı dikkate alınarak ön çalışma tamamlanır. Proje onayı ile resif imalatı gerçekleştirilip denize atımı sağlandıktan sonra resifin amacına uygun olup olmadığı hedeflenen uygulamalara ve çalışmalara hizmet edip etmediği izlenir. Geçtiğimiz Haziran ayında Kuşadası’nda batırdığımız Türkiye ve Avrupa’daki ilk yapay resif amaçlı batırılan en büyük uçak batığı olan Airbus A300 tipi yolcu uçağımızın hikayesinden bahsetmek istiyorum sizlere; Fransız – Alman ortaklığı ile kurulan Airbus S.A.S (EADS) şirketinde doğan ve 14.03.1980 de, ilk olarak uçurduğu uçağımız 36 yıl hizmet etmiş sayısız yolcu ve kargo taşıyarak insanlara yoldaşlık etmiş onları mutlu etmiştir.

 

İlk olarak 19 yıl (30.04.1980-99) komşu Yunanistan Olympic Airways Şirketinde çalışan uçağımız
sırasıyla 1999 da Amerika’nın Finova fleet , 2000’de Hollanda ‘nın Farnair Europe , 2002’ de İngiltere’nin Channel Express , 2006’da yine İngiltere’nin Jet2 şirketlerinde çalışmış daha sonra ülkemize gelmiştir.2006’da ACT Airlines’ın hizmetine geçen uçağımız 2011’de Mycargo Airlines şirketinde emekliliğini tamamlamıştır. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından geri dönüştürmek amaçlı özel bir havayolu şirketinden 270 bin liraya satın alınıp İstanbul da parçalara ayrılmış 7 tır ile Kuşadası’nın Güzelçamlı Mahallesi’ne uzunca bir yoldan gelmiştir. Zarar verebilecek herşeyden arındırılıp nötr hale getirilen uçak tekrar monte edilip kaldırma balonları ile romörkörler eşliğinde görkemli bir törenle bir zamanlar üstünde uçtuğu Ege’nin mavi sularına batırılmıştır. Şimdilerde balıklar ve diğer deniz canlılarıyla zamanını geçiren uçağımız onu merak eden birçok dalgıç misafiri ağırlamakta meraklı balıklara kapılarını açmakta ve yuva olmaktadır. Böylesi büyük bir proje sayesinde Kuşadası dalış turizmi açısından dalgıçların ilgi odağı olmuştur. Merak edilen batık tanıtımlar ile dalışa gelen turist ve misafirlerin sayısı her geçen gün artmakta bu sayede bölge halkına ekonomik faaliyetlerin daha verimli olmasını sağlamaktadır. Bu tür projeler ile dalış turizmi ülkemizde arttırılarak gayet güzel sonuçlar alınabileceğini düşünüyorum; varolan doğal resiflerimiz gayet zenginken yapay resifler ile bu doğal güzelliğe adeta takı takmak ile ülkemizin sualtı güzelliğine gösteriş kazandırılmış olur. Doğal yaşam için de gerek canlılara bir yuva oluşu. Gerek canlılık popülasyonlarını arttırması sebebi ile ülkemizde yapay resif projeleri desteklenmelidir.

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ