YEREL BALIKÇILAR KORUNMALI
Yayınlanma Tarihi: Çarşamba, 05 Eylül 2018
VEDAT KAZANCIOĞLU
YEREL BALIKÇILAR KORUNMALI

1 Eylül 2018

Yani balıkçılar için çok anlamlı ve değerli bir gün.  15 Nisan 2018 tarihinde başlayan ve 01 Eylül 2018 de sona eren av yasağı süresi içerisinde balıkçılar hem dinlendi, hem yeni sezon için gerekli tüm bakımlarını yaparak av yasağının biteceği bu günü bekledi.

 

Sürdürülebilirlik, daimi olma yeteneğidir.  Yani bugün bizlerin elde edebildiğini bizden sonra gelecek nesillerin de sahip olabilmesi için gerekli koşulların şimdiden sağlanmaya çalışılması çabasıdır.

 

Ceza yaptırımı bulunan ve uyulması zorunlu olan bu yasakların koyulmasındaki temel amaçları arasında üreme zamanlarında türlerin üreme fonksiyonlarını yerine getirebilmelerini sağlamak, soyu tehlikede olanların popülasyonlarını toparlamak, üreme göçleri esnasında popülasyon dengesini korumak, canlıların tüketimlik boya gelmelerini sağlamak sayılabilir. Av yasaklarının süresi ve şekli türe, boya ve bireylerin avlanma sayılarına göre belirlenebilir ve her farklı su ürünü türü için farklı zamanlarda av yasağı uygulanır.

 

Bu yazımda benim esas değinmek istediğim bir başka önemli konu şudur.
Kuşadası’nda yaşayan vatandaşlarımızın mutlaka fark ettikleri bir konuya dikkat çekmek istiyorum.

 

Kuşadası balıkçı barınağındaki tekneleri ve Güvercinada yolundaki tekneleri gözünüzün önüne getirin.  Bir de eylül ayının ilk günlerine çok kısa günler kala Kuşadası Körfezine başka şehirlerden gelen büyük trol ve gırgırları düşünün. Mutlaka fark etmişsinizdir.  Karadeniz ve Marmara ile Akdeniz e kıyısı olan şehirlerimizden Kuşadası’na avlanmak için gelen balıkçı tekneleri ile ilgili bir görüşümü belirtmek istiyorum.

 

Evet. Kanunen denizler hepimizin. Kanunen T.C Vatandaşı olan, tekne donanımı tam olan her balıkçı her yerde avlanabilir. Peki, bu ne kadar doğrudur. Yerel balıkçı bu serbestlikle ne kadar korunmaktadır?

 

Doğruyu söylemek gerekirse yerel balıkçımız yalnız. Korumasız.  Özellikle Kuşadası Körfezinde avlanan ve yılın 12 ayında geçimini balıkçılıkla sağlayan esnaf başka şehirlerden gelen trol ve gırgırlar nedeniyle zorluklar yaşıyor. Av yasağının bitmesine yakın, sanki hücum eder gibi ilçemize diğer şehirlerden gelen büyük balıkçı tekneleri ile popülasyonunda artış beklediğimiz balıkları yakalamak için bu kadar tekne Kuşadası Körfezine oldukça fazladır.

 

Bence balıkçı tekneleri de şehir plaka sistemi gibi bağlı oldukları liman sınırları içerisinde avlanmalıdır. Bu biraz geniş kapsamlı bir çalışma gerektirir. Ama, imkansız da değildir.

 

Mesela, kendimden örnek vereyim. Ben tur teknesi işletmecisiyim. Kuşadası’ndan yolcu alıp Didim’e ya da Bodrum’a gidemem. Liman Sınırları içerisinde sefer yapma yetkim var.  

 

Ya da Kuşadası Taksici esnafımızın çoğu zaman yaşadığı, başka bir ilçeden yolcu alıp Kuşadası’na getiremedikleri gibi…

 

Balık avcılığının yerel balıkçıyı koruyacak şekilde olması gerektiğine inanıyorum. Başka şehirlerden gelen balıkçılar kalabalık ailelere ait teknelerden oluşuyor. Baba bir teknesi ile oğlu diğer bir teknesi ile Kuşadası Körfezini karış karış trolleyecekler. Balık bitince de çekip gidecekler.


Yerel Balıkçımız yine bu körfezde daha fazla emek sarf ederek ekmek parasının peşinde koşacak.
Bu söylediğimin şu an için yapılmasının kolay bir şey olmadığını biliyorum. Evet, aslında bunu uygulamaya koymak gerçekten çok basit.

 

Bunu yapmak için özellikle Karadeniz, Marmara ve Akdeniz’de bulunan büyük balıkçı camiasından alınacak oy sayısını göz ardı etmek yeterlidir.

 

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ