ALINGAN KARANTİNA
Yayınlanma Tarihi: Perşembe, 01 Nisan 2021
ÖZLEM ÇALLI
ALINGAN KARANTİNA

Bizimle aynı apartmanda yaşayan, seksen beş yaşlarında bir Müyesser teyzemiz var... Hemen bitişiğimizde, yan komşumuz.

 

Tek başına yaşıyor. Yalnız olduğu için de canı sıkılıyor ve haliyle, insan arıyor çevresinde.

 

Salgından önce sık sık kahve içmeye gelirdi. Yaz günlerinde bulaş bu kadar artmadığı için önemsemiyorduk ama sonraları duyduğumuz vaka sayısı artışları bizi ciddi anlamda endişelendirdi.

 

Salgın süresince, üç dört kez kapımızı çaldı. Her seferinde geri çevirmek zorunda kaldık. Eskiden olduğu gibi kapıdan yemek, kek, poğaça falan bırakmak istedik. Kabul etmedi. Apartmanın kapısında karşılaştığımızda bile artık selam vermiyor. Kendi sağlığımızdan öte, onun geç yaşını düşünüp onu korumaya çalışıyoruz fakat bunu kabullenemiyor. Alınganlık yapıyor, tavır alıyor, gördüğünde de elden beter bakıyor suratımıza.

 

***

 

Müyesser Teyzenin bir yan dairesinde tek çocuklu bir aile yaşıyor. (Çekirdek aile) 50-55 yaşlarında karı-koca ve 22 yaşlarında kızları. Taner abi, Filiz abla ve Gizem. Tırnakları ile kazıyıp hayata tutunan, aileden herhangi bir miras görmemiş, sabahın kör saatlerinde işe gitmek zorunda olan, 10 yıllık kredi ile aldıkları evlerinin taksitlerini geçen ay bitirmiş, yıllarca yazları aynı ayakkabıyı, kışları aynı botu giymiş bir çift. Kızlarının iyi bir eğitimi olsun diye varlarını yoklarını ortaya koyan bir anne-baba. Kızları Gizem, bu sene üniversiteden mezun oldu. İyi bir şirkette işe başladı. Ne zaman karşılaşsak mutlulukları yüzlerinden okunuyordu. Yılların emeğinin karşılığını aldığında, insanın yüzünde o tatlı tebessüm olur ya. İşte o tebessüm.

 

Bu çekirdek ailenin evini geçen hafta duyarsız biri ziyaret etti. Hem kendi canı hem de başkalarının canı pahasına, kendisini sıkışık tepişik, kapalı ortamlarda düzenlenen kongrelerden alamayan biri!

 

Salgınla birlikte hayatımıza giren maskelerden, mutasyonlardan, HES’lerden, entübasyonlardan, bulaşlardan birini bile kulağından içeri girmeyi başaramamış biri. Taşıdığı virüsü hem Taner abiye hem de Filiz ablaya bulaştıran biri. Geçen hafta içinde bir gün “o çekirdek aileye” ziyarete geldi. Çay içmeye, sohbet etmeye.

 

Hayatları boyunca, herhangi bir kronik hastalığı olmayan, tek bir sigara içmemiş, sağlıklı beslenmeye özen gösteren Taner abi ve Filiz abla, aynı gün “dün” birlikte ölüm sebepleri “Korona virüs” yazılarak vefat ettiler. Gençlerdi; hayallerine yeni kavuşmuşlardı. Gerçekleşmeyi istedikleri pek çok hayalleri vardı, olmadı. Gizem, bugün bir çocuk değil ama insan hangi yaşta annesini-babasını kaybederse kaybetsin her zaman öksüz ve yetim kalır. Gizem de öyle...

 

***

 

Bu kurmaca metnin, aslında gerçek olabileceğini duymamız yakın. Aslında tüm dünyada, bizim ülkemizde benzerini yaşayan binlerce insan var. Yakınınızda yaşanmasa da insanın canını acıtıyor... Yalanmış, gerçek değilmiş, palavraymış gibi geliyor bazılarına. Keşke kurmaca olsaydı benim yazdığım gibi; ama, değil. Kim bilir, gerçekten bu acıları yaşayan insanların ne kadar gücüne gidiyor…Keşke Müyesser teyzemiz de küseceği yerde bizi anlayabilseydi...

Yorumlar
KUŞADASI HABERLERİ